27 Ocak 2010 Çarşamba

Ela'dan Kısa Kısa

Çok yoğun günler geçiriyoruz ailecek. Hayatımıza bir sürpriz girdi bu hafta ve hepimizi çok şaşırttı. Bu heyecanı üzerimizden atarken günler de nasıl geçiyor anlamadık. Ela ile ilgilenemediğim çok yoğun çalıştığım 2 haftanın acısını şimdi çıkarıyorum. Çok özlemişim onunla vakit geçirmeyi. Geçen hafta artık arıza çıkarmaya başlamıştı ki dört gündür dolu dolu ilgi ve aktivite ile gerçekten düzeldi. Anladım ki bana yapıyormuş..

Ela'ya babası kutudan robot elbisesi yaptı. Kollarını çıkardı salına salına gezdi. Güldü, eğlendi. Bu eski kutu da bir anlam buldu. Hafta sonu Ela'yı Binbir Çiçek Okulu'nun deneme dersine götürdüm. Açıkçası çok şaşırdım diyebilirim. Kreş olarak güzel bir ortam yaratmışlar. Hiç oyuncak yok nerdeyse herşey hayal güçlerini kullanabilecekleri şekilde tasarlanmış Montessori malzemeleri kullanıyorlar. Lavabolar çocukların boyunda. Ders de çok hoş hazırlanmış bence. Ela henüz anlayamadı ama çocuklar hayal güçlerini kullanarak robot oldular, balon oldular. Yani konsept çok güzel. Ela anlayabilecek yaşa gelmemiş o da ayrı. Buraya kadar herşey çok güzel ama dersi veren bayan ve sahibi bayan beni hayal kırıklığına uğrattı. İkisi de yakında regl olucaklarmış gibi davranıyorlardı bize de çocuklara da. Sahibi ile ilgili düşündüklerimi burda söylemek istemiyorum ama dersi veren bayan hakkında birşeyler söylemek istiyorum..

Öncelikle bu bayan ders verdiği kişilerin 1.5 -3 yaş arası mini mini çocuklar olduğunun farkında değil sanırım. Yapmayan ortalıkda gezen çocuklara garip garip bakmalar, kaldırıp düzeltmeler, biz de öğrenciymişiz gibi garip bakışlar, offlamalar, sanki birazdan tek ayak üstünde durun diyecek. Başta söylediği sözleri söylemeyeceğim ama ders sırasında da beni çileden çıkardı. "Kapıyı kapatın" diye hafif sesini sertleştirme, birkaç kere başını yana eğerek "siz katılın bırakın o nasıl yaparsa yapsın" demeler (burda o Ela oluyor sanki benim için gelindi, ayrıca sanane istediğim gibi ilgilenirim sen işine bak), tekrar söylüyorum bu bayan 1.5- 3 yaş arası çocuklara hem de deneme dersi verdiğinin hiç farkında değil.. En son Ela lavaboya doğru gittiğinde ve çoraplı olduğu için oralara bastığında çorabı ıslanıcak diye arkasından koştuğumda bana "çok müdahale ediyorsunuz" dedi. Ben de "eğer kızıma yedek çorap vericekseniz müdahale etmeyim" dedim. Benim kızım çok hareketli bir çocuk, henüz 1.5 yaşında, neden beraber gidiyoruz oraya çünkü henüz tek başına böyle şeyler yapmaya hazır değil. Ne zaman hangi perdeye asılır, nereye tırmanmaya çalışır ben bilmiyorum. Neyse bu bayanın sadece o güne özel bu kadar ters ve asabi olduğunu düşünmek istiyorum. Yoksa kibarlıkdan nasibini almamış bu davranışlarla bu kreş kötü bir seçim yapmış. ÜStelik dediğim gibi kreşin kendi ambiansını da çok beğenmiştim.

Neyse uzatmayım Pazar günü de bizim bebeleri Pembe Kurbağa tiyatrosuna götürdük. Ela başta kukla kuşdan çok korktu. Sonra tüm tiyatroyu bana sarılarak seyretti.

Ela'ya sonunda kendi boyuna uygun bir oto koltuğu aldık. Alttaki doğduğundan beri kullandığı emektar koltuğunu da Ela, kurbağasına verdi. Ne kadar cömert kızım var benim. Kurbağası ile ayakkabılarını da koltuğunu da paylaşıyor.

Geçen hafta sevgili babamın 60. yaşını kutladık. Umarım daha uzun yıllar beraber oluruz babacım.
Ela son günlerde dansa taktı. Sürekli kurbağa müzikleri ile dansediyor. Bir de artık bana masal anlattırıyor. Ve uydurdugum masalda olan olayları benim üzerimde deniyor. O yüzden çok dikkatli olmalıyım. Mesela Eşek demişki kediye "Haydi atla sırtıma da gidelim". Burda eşşek ben oluyorum hemen ve Ela sırtıma atlıyor.. Kendime zarar gelmesini istemiyorsam usturuplu atmalıyım.

3 kelimeli cümlelere başladı Ela.. "Ayı, gel otur" diyor mesela. Bir ay içinde fişek hızıyla konuşması gelişti. Ve konuşmaya derdini anlatabilmeye başladığından beri daha az huysuzluk yapıyor. Çünkü sorularıma cevap verebiliyor. Bu günler böyle geçiyor. Kısa kısa derken manyak gibi yazmışım. Vur deyince öldürüyorum son zamanlarda.

9 yorum:

banu dedi ki...

Esra'cım Orff öğretmenini tanımıyorum ama sahipleri için o gün gerçekten stresli bir günmüş sanırım.

Sadece şu çemberde kalabilme olayı ile ilgili bir şeyler söylemem lazım...

Binbir çiçek sınıf programında da her sabah bir süre çember halinde şarkı söyleme, soru sorma vs. gibi bazı aktiviteler var. Ama yeni başlayanları oturmaya bile zorlamıyorlar. Ben anne olarak çemberde oturup şarkı söylerken, Mira sağda solda dolaşıyordu. Sandalyelere tırmanıyordu. Kendisi gruba gelene kadar rahat bırakalım, özellikle de siz müdahale etmeyin, isteyince gelecektir dediler. işime geldiğinden olabilir :) bana çok mantıklı geldi.

Mira 15 gün sonra ilk defa kısa bir süre gruba dahil olmak istemiş. Katıldığı aktivite de benim katıldığım fasülye torbası sallama ve kovaya atma işi... benden gördüğü için güven duyarak yaptığını düşünüyorum. şimdi de çemberde yapılan bir şeyi kendisi de yapabildiği için başka şeyleri yapmayı da deneyecektir. onun ilk çember katılımda fotoğrafta çekmişler... öğretmenlerinin yüzündeki ifadelere çok güldüm. aman ilk tecrübesi hayal kırıklığı yaşamasın diye çok heyacanlılar belli oluyordu.

Biz benzer bir durumu MyGym'deki çember zamanında da yaşıyorduk. Herkes otururken Mira dolaşıyordu. Ben de peşinden kalkıyordum. ne zaman popomu kaldırmamaya başladım, o benim yanıma geldi.

Ha bir de MyGym'de oturmayı öğrenen çocuk Binbirçiçek'te oturmadı...

FYI

Eko Anne dedi ki...

Banu'cum;
Çemberde kalma olayını biliyorum. MyGym'de ben çemberdeyken Ela hiç oturmaz dolaşır. Ben de sesimi çıkarmam tabii ki. O günkü olay biraz daha farklıydı. Bayan hepimize agresif davranışlar sergiledi. Neyse bir okulun durumunu tek ogretmen ve tek zamanla ölçecek birisi değilim zaten. başka bir zaman bir daha denenir ama zaten Ela henuz dersten birsey anlayacak duruma gelmemiş. Sanırım bir 3 -4 aya ihtiyacı var. Tecrubelerin icin tesekkur ederim.

GüCüBe dedi ki...

Esracığım sanırım biz henüz hazır değiliz henüz 1,5 yaşındalar bizde ilk oyun grubu dersine gittiğimizde oyun ablası bana hep serbest bırakın bir şey oplmaz diyordu ama ben duramıyordum.

Babana sağlıklı nice yıllar diliyorum..

Begüm iki kelime ile başladı :)

Sevgiler.

Burcu dedi ki...

Merhaba Esra, çemberde kalma olayını ya da çemberde kalmayı reddeden bir bebeğe karşı nasıl davranılması gerektiğini bilmiyordum, verdiğin bilgi için teşekkür ederim çünkü muhtemelen bahara doğru mygyme başladığımızda bu problemi yaşayacağız ve ben müdahale etmemem gerektiğini sonrasında, eninde sonunda kendi isteğiyle geleceğini öğrendim. Bu Pembe Kurbağayı da çok merak ediyorum dahası Arda'nın tepkisini, ilk fırsatta denemeli. Babacığının da doğum günü kutlu olsun, daha nice sağlıklı mutlu yıllar geçirin hep beraber inşallah. Sevgiler...

Şule-Bilge'sMum dedi ki...

ben peşin hükümlüyüm sanırım.ilk dersten ve tek öğretmenden notlarını ver(ir)dim.
robot çok hoş olmuş.

elif ada dedi ki...

Bir kutu, insana bu kadar mı yakışır... Robot bahane, Ela şahane... Öptük onu pembiş yanaklarından

Eko Anne dedi ki...

Güneşcim;
Evet bizimkiler henuz biraz kucuk ara ara deneyerek ne zaman hazır oldugunu olcmek lazım..

Burcu;
Pembe Kurbaga'da bence Arda cok eglenir. Çünkü daha buyuk oldugu icin daha cok anlayacagını dusunuyorum. 4 haftada bir oyun da degisiyormus. Denemek lazım. Bir de mygym daha guvenli bir mekan. Etrafda ayaklarını ıslatacakları, üzerlerine cekip yaralanacakları birsey yok. o yuzden ben cok daha rahat bırakabiliyorum.

Şule;
Ben de öğretmenin notunu verdim ama ambians olarak cok guzel hazırlanmıs biryer ilerde belki şans verebilirim.

Umuurcum;
Güzel sözlerin için teşekkürler. Bir kutu bir cocugu bu kadar mı eglendirir dimi. Bosuna oyuncak alıyoruz.

ZeyNes dedi ki...

Bu cumartesi biz gidiyoruz aynı deneme dersine, eğer yaşanan olumsuzlukların sebebi pms'yse geçmiştir değil mi:) dersten sonra konuşuruz...Minik robotu öp benim için lütfen, cumartesi doyamadım ben O'na...

Eko Anne dedi ki...

İnşallah geçmiştir. Sizden rapor bekliyoruz valla. Ben de Zeynep'i öpüyorum. Pozları süperdi çok artiz olucak kızın haberin olsun.