28 Aralık 2016 Çarşamba

Kızgın Vs Sevgi dolu İnsanlar

Kızgın İnsanlar Ne kadar güçlü olduklarını görmeni isterler..
Sevgi dolu İnsanlar senin ne kadar güçlü olduğunu görmeni isterler..
Aradaki farkı farket kızım..

Sosyal medya gerçek güç değildir.
Para gerçek güç değildir.
Şiddet gerçek güç değildir.
Konum gerçek güç değildir.
Şöhret de değil.
Gerçek güç kendi değerin ve amacındır. Farkında olmandır.
Ne olman gerektiği ile ilgili toplumun dayattığından kendini sıyır ve ancak o zaman kim olduğunu keşfetmeye başlayacaksın.
Gerçek gücü bir kitapta keşfedemezsin, çünkü gerçek güc sana ait olmalıdır.
Ben sana gerçek gücün ne olduğunu söyleyemem, çünkü senin içinden gelmeli.
Bu sadece benim düşüncem, burdan da düşüncelerimi sana bırakacağım. Güçlü olduğumu düşünüyor muyum? Evet.
Gerçek güç saçların gerçekte kıvırcıkken, düz saçlara özenmemektir.
Gerçek güç doğal olarak esmerken, sarı olmaya çalışmamaktır.
Gerçek güç insanlara senin için birşeyler yapmaları için ödeme yapmak değildir, hiç bir karşılığı olmadan senin için birşeyler yapanlar var mı?
Eğer şöhret diye birşey olmasaydı da, şu an özendiğin aynı insanlara özenirmiydin?
Onlardan etkilenirmiydin?
En son moda trendini karşılayabilmek için yine de çok çalışırmıydın?
Gerçek güç nerden geldiğini bilmek, sonra nereye gitttiğini bilmekdir ve neden olduğunu bulmaya çalışmak.
Gerçek güç kendini ve diğerlerini bilmektir.
Gerçek güç kendi durumundan bağımsız diğerlerine yardım etme kuvvetine sahip olmaktır.
Gerçek güç kendini fiziksel olarak göstermez, çünkü sadece hızlı koştuğun veya çok ağır kaldırabildiğinde gerçekten güçlü olduğun anlamına gelmez.
Gerçek güç din değildir, kalplerimizde hepimizin ne olduğunu bildiği halde her defasında doğru şeyi yapmaktır !
Stephen hawking kımıldayamadan bir sandalyeden tüm dünyanın nasıl düşündüğünü değiştirdi.
Bob Marley sesiyle ülkeleri birleştirdi.
Einstein diğer herkesden farklı düşündü, şimdi fizikçiler hergün onun gibi düşünüyor.
Böyle sonsuza kadar gidebilirim çünkü hepimizin gücü var. Hiç kimse onu arayarak güce kavuşmadı. Soru şu ki sen kendine inanacakmısın?

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Ela ve Ece 2016

Yazmayalı, derdimi anlatmayalı Ela ve Ece büyüdü, büyüdü, büyüdü de büyüdü. Ela 8 yaşında, kocaman bir kız oldu. Küçüğümüz Ece 6 yaşına girmek üzere. İkisi de okullu oldu. Neler yaşandı neler de, anneleri yoğunluktan buraya nokta konduramadı. Hayatlar çok değişti, hayatlar çok karıştı. Ülke gündemi çok ağır, insanlık kötü bir sınav veriyor. Ben de artık çocuklardan haber vermekten çok çocuklara yazmaya karar verdim. Blogun bundan sonraki bölümünü kızlarıma yazacağım. Kızlarıma bugünlerden haberler, bugünlerden öğütler, yaşamlardan dersler yazmaya karar verdim. Sizler de belki kendi çocuklarınıza dersler çıkarırsınız. Zaman ilginç benim olmadığım zamanlarda dönüp bakıp annelerinden sözler duymak, güç istediklerinde karıştırmak isterlerse blogun bundan sonraki bölümü onlara ve büyümekte olan çocuklara gelsin.






16 Kasım 2014 Pazar

Burası Moskova.

Fotoğraflarla Moskova gezimiz. Çok geç olsa da blogu tekrar ayağa kaldırmak için iyi bir başlangıç diye düşündüm... 





















17 Ekim 2013 Perşembe

Ece 3 yaşına girdi ve okula başladı.

Artık yazamıyorum diye hayıflanmayacağım. İnsan hayatı dönem dönem. Bir zaman gelir herhalde yine diğer tutkum olan yazmaya daha fazla zaman ayırabilirim herhalde. Ama şu sıra yoğun iş, çocuklar, ev derken gerçekten vakit bulamıyorum. Neyse seyrek de olsa çocukların önemli dönemlerini yazmak istiyorum.



Özetle Ece kuşu 3 yaşına girdi. İnanılmaz bir hızla geçen 3 sene. Özetini bile çıkaramam. Söyleyecek fazla birsöz yok şu an. Ece yeni bir döneme girdi. Ve Ela ile birlikte aynı okula gitmeye başladı. Artık araları gerçekten çok iyi. Bir arkadaş, bir yoldaş ve bir kardeş oldular. Bir organizma gibi davranıyorlar artık. Tam da istediğim ve umduğum buydu. Umarım uzun yıllar böyle olurlar.










10 Temmuz 2013 Çarşamba

Ela ile geçen 5 muhteşem yıl...

İlk göz ağrımız, tatlı kuzumuz Ela ile harika bir 5 yıl geçirdik. Bu kadar büyümüş olmasının bana verdiği hisleri anlatabilmem mümkün değil. Bize yaşam enerjisi veren, müthiş bir enerji sağlayan, hayata tekrar gelmemizi sağlayan kızımız bugün 5 yaşında..

Umarım daha nice 5 yıllar sağlıkla birlikte oluruz. Mutlu yıllar Ela Naz.









19 Haziran 2013 Çarşamba

Ece'nin Gösterisi


Ece kuzusu 33 aylık oldu ve ilk kreş senesini bitirdi bile. Bu küçük olanlar büyürken insan daha bir çok şaşırıyor. Kendisi son derece uyumlu ve denilenleri yapan bir çocuk olduğu için gösteride maksimum görev almış. Çok güldük, çok duygulandık ve çok eğlendik. İlk gösterimizden aklımızda kalanlar da bunlar oldu.

Ece şimdi ablasıyla birlikte anneannesinin yanına Antalya'ya gitti. Tam 12 gün ayrı kalacağız. Ve ben de yanlarına gideceğim. Şimdiden çok özledim onları. İşte size o günümüzden birkaç kare.




3 Haziran 2013 Pazartesi

Neler Oluyor

Haftalar, günler, aylar çok hızlı geçiyor. Aklımda hep bloga yazayım var. Eskiden ne güzel kayıt altına alırdım. Aldıklarım unutulmuyor çünkü. Ama hayat şu an hızlı çekime girdi akıp gidiyor ellerimizden. 


Ela ve Ece büyüyorlar. Gözümüzün önünde birer çocuk oldular. Çok da keyifliler. Ve araları da çok iyi. Tabi arada birbirlerine kötü davranıp, kavga ediyorlar. Ama artık organizma gibi oldular. Herşeyi birlikte yapıyolar. Gerçekten bunu çok istiyordum. İstediğim kıvama geliyolar sanırım. Bundan sonra tek isteğim sağlıklı olmaları, onlardan hiçbir beklentim yok. Umarım mutlu olurlar.


Şimdi birbirlerini çok seviyorlar. Ece 3 yaşına, Ela 5 yaşına yaklaşırken artık bir organizma gibiler. Sonunda çok yakın arayla çocuk yapmanın güzel taraflarını yaşıyorum artık. Daha özel yazılarla yazı hayatıma döneceğim. Çok yakında...