21 Eylül 2009 Pazartesi

GPS'in Götürdüğü Yere Git... Ela Toroslarda

Yine GPS'in sözünü dinledik ve bu sefer gercekten hayatımızda goremeyecegimiz bir yoldan Side'ye geldik.
Herşey yine Ankara'dan çıkar çıkmaz cocayı dürten birşeylerle başladı. Dedi ki varmısın GPS'e en kısa yolu yazalım bizi nerden götürürse ordan gidelim..
GPS'in en kısa km gösterdiği yerden gittiğimizde kendimizi bir tarlada ya da çıkmaz sokakta bulduğumuz oluyor.
Herneyse bize dedi ki Side 467 km, biz de normalde Afyon üzerinden 570 km olduğunu biliyoruz. Peki dedik ama ben de bir gerginlik..
Polatlı'ya kadar herşey aynı idi. Polatlı'dan bizi sola biyere soktu. Beyşehir'e kadar bomboş yollardan gittik. Bayram trafiği buralara uğramamış gerçekten tek tük araba geçtik.
Ela da bu süre de uyuduğu için doğanın tadını çıkarttık. Yollardan alıç topladık, Atlantı (çakma Atlanta)'yı da bu yolda gördük.. GPS olmasa böyle bir yerin varlığından haberimiz dahi olmazdı.
Beyşehir'den sonra işler değişmeye başladı. Gittiğimiz yollar ıssızlaştı, yeşillikler çok arttı, sanki geldik Karadeniz'e. Hoğuş diye bir kasabadan sonra 100 km'miz kalmıştı zannediyorduk ki en fazla 1.5 saatlik yolumuz kaldığını düşünüyorduk. Fakat işler daha da ilginçleşti. 1.5 saatlik yolu biz 3 saatte geldik. Önce biraz tırmandık. 1200 m gibi bir rakımda görebileceğimiz belki de bir daha göremeyeceğimiz en güzel düzlük mera gibi biryerle karşılaştık.


Burda durup Ela'ya inekleri kuzuları gösterdik.. Sanki geldik Hollanda'ya. Fotoğraflar çektik. Sonra yağmur yağmaya başladı biz de tırmanmaya başladık tekrar. Bir ara bilmemne Milli Park'ına girdik. İsmini bile duymamıştım. Bu ormanlık alana girer girmez rakımımız daha da artmaya başladı. Tüm toros köylerini gördük diyebilirim. Bir ara aşağıya bakamaz duruma geldik. Torosların kenarından sürekli tırmanarak gidiyorduk. Çıktıkça çıkıyoruz söylemekle inanamazsınız ama aşağısı nerdeyse görünmüyordu işin ilginci o kadar yüksek yerlerde bile köyler vardı. Birkaç evlik yerleşimler gördük. Biz Toros Fatihi olduk.

Bir araştırma yaptım sonra bu Toros köylerinden birinde halkın ortalama yaşam süresi 90'lardaymış. Burda yaşam doğal olmalı, radyasyon yok, hormon yok stres yok oksijen çok.

Torosların zirvesini gördük diyebilirim herhalde 2000 mt yukarı çıkmışızdır. Hah tamam artık tepeye geldik diyoruz biraz daha çıkıyoruz yol biraz daha daralıyor. Tepeden Manavgat Delta'sını ve bulutları gördük.

Oksijen fazlası bende kafa yaptı ikebana'ya origami demeye başadım. Japonca'mı bile bozdu yolculuk. Gerçek anlamda bulutların üstüne çıktık. Burası sonsuzluk, boşluk ve hiçlik hissi veriyor. Varlığımız ne kadar küçük bu evrende burada birkez daha hatırlıyor insan. Bir kum tanesinden farkım yok bu dünyada ve benden çook büyük bir güç var. Hıyarlıkmı ettik buralara gelmekle acaba:) Tatile çıktık şimdi bunun sırasımı.

Sonunda hızla inmeye başladık ve dağlardan taşlardan gerçekten Side'nin kucağına indik. Bu yolu sanırım sadece buranın yerlileri kullanıyor. Km olarak kısa bir yol ama herkesin gözü kesmez, hızlı değil ama maceralı bir yol; düz değil ama manzarası harika bir yol.. O gün Ankara'dan Side'ye bu yolu kullanarak bir tek biz gelmişizdir sanırım. Geldik ki çok yorulmuşuz. Uzun zamandır böyle birşey yapmamıştık. Eğlendik, gerildik ve her insanın görmediği yerler gezdik. Torosların en geçit vermeyen yerlerinden geçtik. Arabada bir bebek iki deli, dışarıda yağmur, çocuk şarkıları ile buraya geldik.
İşte tatilimiz böyle başladı. Dün uyanır uyanmaz kendimizi denize attık. Ela kumla oynamaya bayılıyor. Deniz konusunda ise bıraksak kendi giricek. Her zamanki gibi cesaretli ama temkinli davranıyor. Şimdilik buraların tadını çıkarıyoruz:) 3 gün sonra Adrasan'a gidicez belki yine bir macera yaparız.

Ve Ela'nın ilk öğrendiği sayı 6. Biz beşe kadar sayıyoruz sonunda altııı diyor.. Bu işe de baştan başlamadı yani.. Burda sürekli kedilerin peşinde koşuyor. Bir de gidip kendini havuzun kenarına atıyor. Önümüzdeki günlerde bizi daha çok koşu bekliyor anlıyacağınız.

9 yorum:

yeşim dedi ki...

vay be süper yolculuk:)) Dönüşte maceralarınızı dinleriz artık!

Burcu dedi ki...

Esra şok oldum ne diyim!! benim gibi 3 yıl sonrası bile planlı programlı olan, tatile çıkmadan önce, yol üzerindeki tüm hastane adres ve telefonlarını not defterine yazan pimpirik bir insan için gerçekten dumur edici bir şey yapmışsınız. üstelk 1,5 yaşında bile olmayan bir bebeyle.. Valla helal olsun!..

elaninuydusu dedi ki...

Burcucum plan yapmam ama pimpirik konusunda ben de senin gibiyim tek fark ben baska gezegenden biriyle evlendim..

füsfüs dedi ki...

ailecek çılgınsınız siz yaa
bol bol enerji topla da geri gel, bekliyoruzzz

Şule-Bilge'sMum dedi ki...

biz burda donalım siz denize girin :D

MERAL VE MELİSA dedi ki...

Büyük heyecan yaşamışsınız hakkaten.Elanın fotoları da film afişleri gibi..Donusu nerden yaparsınız bilemiyorum ama Garmin adlı gps programına benim soyledıgım bir soz vardı.En iyi yol bildiğin yoldur :)

ZeyNes dedi ki...

Ailecek çılgınsınız Esracım:) dönüş hikayesini de bekliyorum sabırsızlıkla.

Emine-Gülcenin annesi dedi ki...

Süper bir yolculuk olmuş heyecanlı ,eğlenceli ve çılgın.Fotolarda çok hoş

dağlar kızı dedi ki...

Süper olmuş... Bayıldım... Orda olasım geldi. Bizim Ela doğsun, biraz ele avuca gelsin, biz de İstanbul üzerinden aynı yolu denesek mi acaba diye düşündüm:)