11 Ağustos 2010 Çarşamba

Şeker Saçmalığı

Kızgınım ve bu konuda ağzımı açmak üzereyim..
Dün kızımı birşeyler almak için bir avm'ye götürdüm, kızım boyca %65'de, kiloda %25'te. Her sezon ona birşeyler almak için çıkarım ve dün bunu yapmak için alışverişe çıktım. Kızımın yaşı için denediğimiz hemen herşey ona büyük geliyor. Kızımın normal bir kilosu var. Gerçekten fazla kilosu olmayan sağlıklı bir çocuk. Peki neden herşey ona büyük geliyor. Analizim şu ki çocuklar gittikçe daha kilolu ve büyük oluyorlar ama kimse buna dikkat etmek istemiyor ve "bu çocuklar büyük yeme alışkanlıklarına bir bakmamız lazım, neden acaba çocukluk obezitesi bir problem olmaya başladı" diyeceklerine, problemi görmezden gelip kıyafetlerin numaralarını büyütüyorlar. Kuzenim 12 yaşındaki kızına biraz iri deyip 16 yaş çocuğu kıyafeti almaktan çekinmiyor da bu çocuğun geleceği ne olacak diye düşünmüyor. EkoAnne'de yazdığım şu yazıya bir göz gezdirin lütfen. İnsanlar çocuk neslinin gittikçe şişmanladığının farkına varmıyor. "Hayır, benim çocuğum şişman değil, bak ona göre kıyafet var. Al tatlım birşey yemedin bir big mac daha ye". Kör müsünüz? Sadece ben mi görüyorum. 18 aylık için satılan bir pantolonun belini ölçtüm ve 4 1/2 yaş çocuğunun bel ölçülerinde çıktı. Normal bel ölçülerine de doktorun verdiği internet üzerinden rehberden baktım. Ne çılgınca değil mi!!! Anne babaların çocuklarının ne kadar büyüdüğünü ve mesela 18 aylık çocuklarının 4 yaş kıyafeti giydiklerini farketmelerini ve bunun sonucunda onları o kadar büyüten onca o gıda benzeri işlenmiş gıdalarla beslemeyi bırakmalarını umuyorum. İnsanların bu salgının üstünü kapatmaktan mutlu olması ve hiç yokmuş gibi davranması çok çıldırtıcı. Dünya, çocuklarımızı yavaş yavaş şişmanlatıyoruz! Uyanın ve birşeyler yapın. Kamuflaj ve yara bantlarının arkasına saklanmayı bırakın!!!

Ben kendi adıma genişleyen çocuk için bedenleri değiştirmek yerine, bedenler ve ölçümler üzerine düşünüp çocuğumuz için hangi gıdayı alacağımızı düşünmeliyiz diyorum. Yani şimdi ben hala 18 aylık kıyafetleri giyen kızım için hiç endişelenmiyorum ve ona zamanı gelinceye kadar etiketinde daha küçük ayların yazıları olan kıyafetleri almaya devam edeceğim.

Annem dahil etrafımda Ela'nın şeker yemesi ile ilgili hassasiyetimi duyanlar hep bana çok saçma birşey yaptığımı söylüyor. Beni katı anne olmakla suçluyor. Aynı zamanda kızıma yemek konusunda zorlamıyorum diye de çok ilgili olmadığımı düşündüklerine eminim. Oysa (şekerle ilgili) bir milyon kişinin söylüyor olması onun doğru olduğunu göstermez. Ben yaptığımın doğru ve kızım için iyi birşey olduğunu biliyorum. Rafineri şeker vücudun ihtiyacı olmayan birşey. Üstelik bağışıklık sistemini ciddi derecede çökertiyor. Zaten yeni karşılaştıkları hastalıklarla boğuşmakta zorlanan küçük bedenler bir de sözde enerji versin diye şekerli gıdalarla beslenerek daha da zorlanıyor. Üstelik çocukluk obezitesi ne kadar artmış durumda. Ben 2 yaşına gelen kızımı dondurma ile daha yeni tanıştırdım. Diğer şekerli gıdaları da (doğal şeker dışında, bel ve pekmez gibi) vermiyorum hele de market raflarındaki çikolataların yanına bile yaklaştırmıyorum. Tadını bilmez. Bugün marketlerdeki şekerli gıdaların hemen hepsinde GDO'lu olduğunu gösteren soy lesitini var. Siz de çocuğunuzun eline birşey verirken arkasını okusanız belki benim kadar tüyleriniz diken diken olur. "Nasılsa tanışacak" diyenleri hiç anlamıyorum. Nasılsa tanışacaksa şimdi mi tanışması lazım. Tüm ağız tadının yeme alışkanığının oturduğu ilk 3 sene bu bedeni ne kadar koruyabilsek kardır. Bir çikolatadan enerjisini alan çocuk sebzesiniz düzgün yer mi.. İşte beni eleştirenleri de şimdi ben eleştiriyorum. Bana karışmayın, bence siz de çocuğunuzun ne kadar yediği ile değil ne yediği ile ilgilenin..

14 yorum:

hilaltimur dedi ki...

Ohh beee
kendim gibi düşünen birinden, hem de tam söylemek istediklerimi duymak ne hoş...
aaa dondurma yemeyi bilmiyor!
aaa eline hiç çikolata vermedin mi!
aaa uyuma saatlerine ne kadar dikkat ediyorsun robot mu bu!

yeter ama yeter
ben duymaktan bıktım da sizler söylemekten bıkmadınız
kardeşim çok mu seviyorsun şekeri çikolatayı, sen bildiğini oku o zaman
ben yıllardır çikolata bağımlısıyım da ne oldu? neye yaradı zaradan başka?
ağzına sağlık, hem de çok çok sağlık

FADİŞ dedi ki...

Yazdıklarınızda sonuna kadar haklısınız. Oğlumu şekerle ben de tanıştırmadım ve elimden geldiğince geç tanışmasını istiyorum. Şekeri zaten yediği meyvelerden doğal olarak alıyor. Bal ve pekmez de kahvaltı için mükemmel. Şeker ile ilgili tepkileri zaman zaman ben de alıyorum ama bu konudaki kararım değişmez aynı şey tuz tüketimi içinde geçerli. Anne ve babalar çocuklarına aldıkları gıdaların ne kadarını önemsiyor bilmiyorum ama etrafımda yaşından büyük gösteren çocuk çok ve çoğu da tombul sınıfında. İlkokuldaki kantinleri hele hiç düşünmek istemiyorum. En yakınınızdaki okul kantinine gidin bakın neler satılıyor. Bol miktarda şekerli gıda, pasta, dondurma,patates cips. Geleceğimiz çocuklarımızın beslenme alışkanlıklarının kötüye doğru gittiğini ve devletin bu konuda sıkı bir denetlemeye gitmesi gerektiğini ve kantinlerde verilen gıdaların faydalı sebze ve meyvelerden oluşmasını, unlu gıdalarda tam tahıllı zengin buğday içerikli un kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Ben daha hiç bir kantinde meyve görmedim siz gördünüz mü? Çocuklarımız öğle yemeği niyetine bir kaşarlı tostla öğününü geçiriyor ve sonrada derslerinde iyi bir performans göstermelerini bekliyoruz. Kahvaltı etmeden okula giden çocuklar da cabası.

uğurböceği dedi ki...

slm.hayırlı ramazanlar,çok haklısın.çocuklara verilen şeylere hiç dikkat etmiyorlar.ve annesi olmamıza rağmen büyükler kıyamıyor.malesef

durununannesi dedi ki...

Ah ah bende çevreme karşı tek tabanca savunuyorum bu durumu.hatta misafirliğe gelip koca tablet çikolata getiren var 'sadece' duru'ya.hala buzdolabında durur.yedirmedim yedirmeyeceğim(elimden geldiğince).sadece sade dondurma yediriyorum.

kücük kara balik dedi ki...

Yorum yapmadan gecemeyegim;cünkü o kadar haklisiniz kii!!
Cocugum yok,hamile de degilim;ama KÖR de degilim!!Yazdiklarinizin her harfine katiliyorum,daha cocugum olmadan bu konuda cok hassasim cünkü dehsete düsmüs durumdayim gördüklerimden,duyduklarimdan,okuduklarimdan dolayi..
Esimle bu konuda cok sik konusmaktayiz(kendisi isvicreli ve isvicrede yasiyoruz)Malum hayatlari tatli,sekerli gidalar üzerine kurulu.Su anda secme sansi var ve dikkat edebiliyor;ama ya kücük cocukluk döneminde??
Ilk 3 sene seker alimi,ilerinin yag rezervlerini hazirliyor,sekillendiriyor ve hep kilo almaya müsait ve hep birazcik(!) sisman sinifina sokuyor...Ama yoookk,bunu hemen hemen hic kimse kabul etmiyor ve anlamiyor,cünkü ne kadar kilolu o kadar saglikli,bakimli(!) bebek-cocuk diye düsünülüyor..Üzülüyorum gercekten,yarar-zarar oranlarini anlayamayanlara...
Neyse,cok uzun oldu,sadece sizi destekledigimi bilin istedim,bir kisi bir kisidir :)) Anne olunca kim gaddar anne olacakmis cümle alem görsün istedim bir de..
Size ve güle güle,saglikli büyüyeceklerine emin oldugum kuzulara selamlar...
Buket D.

ZeyNes dedi ki...

Kalemine sağlık Esracım...2 yaşına kadar mümkün olduğunca korumaya çalıştım Zeyno'yu,ama bizde bir dede faktörü var ki,işim zor:(

elif ada dedi ki...

Biliyor musun Ada da, neredeyse üç yaşına gireceği halde hala 24 aylıkları giyiyor. Çoğunun beli o kadar genişki küçültmeye çalışıyorum. Şimdi boyu da uzadı, 24 aylıklar şort gibi ama onun yaşındakiler için hazırlananlar üzerinden düşüyor. Neden bu kadar bilinçsiz insanlar? Ve kendileri gibi olmayanları kendilerine benzetmeye neden bu kadar meraklılar?

Eko Anne dedi ki...

Benim gibi düşünenle olduğunu bilmek çok rahatlatıcı. Belki bizler de etrafımızı bilinçlendirirsek gelecek nesil üzerinde sadece kendi çocuklarımız değil başka çocuklara da faydamız olur.

Nihal Maya dedi ki...

ne güzel yazmışsın tatlım...emeğine sağlık...
bende bir araştırmada okumuştum. 3 yaş çocukları arasında yapılan bir araştırmada doğal beslenen grup ve aparatif ağırlıklı beslenen grup karşılaştırılmış. ortaya çikolatalı pasta konmuş ve doğal beslenen çocukların pastadan çok az yediği hatta bazılarının yemek istemediği hatta bir kısmının karın ağrısı şikayetiyle yarıda bıraktığı gözlenmiş... diğer grupsa silmiş süpürmüş :))
bende 1 yaş kesinlikle vermedim şimdilerde yese vereceğim ama çikolata yemeyen hatta sevmeyen çocuk kategorisindeyiz...ne kadar uzak tutsak o kadar kardır...
sevgiler

sanberk dedi ki...

süper süper süper.eskiden çocuklara çok dikkat etmiyorlar belki am ane kaar çiolata şeker varmışki olsa da ne sıklıka alınırmış.Daha da önemlisi eskiden herşey doğal ve temiz şimdi herşeye şüphem var.
Ben de oğlumun beslemsine hep dikkat ediyorum.Bababm bir şeker almıştı ve oğlum ne yapmasını bilmiyordu:herkes şaşırıyor bu nasıl bir çocuk şeker çikolata pasta sevmez yemez.Yazdıklarına tamamne katılıyorum.

sanberk dedi ki...

bunu da eklemek istiyorum.Çevremdeki oğlum sayıf diye söylüyorlar bu da verdiğim otlardan dolayı(otlar verdiğim brokoli,ıspanak,kereviz yaprağı vbs).kuzenimin çocuğu tontiş maşallah işte annesi herşey verrimiş ben de versem oğlum da kilo alacakmış.Cevabım yok sağol ben oğlumu böyle seviyorum dedim.Artık çikolata şeker ver söyleyenlerden nefret etmeye başladım.Hele de çocuğuma böyle bişey veren de olunca çuldırıyorum resmen.

ÇokBilmiş dedi ki...

Ben de komşularımdan şikayetçiyim. Onlar kızımı, kızım da onalrı çok seviyor. Ancak hepsi de ısrarla kızıma çikolata, kek, sigara böreği (kızartma basbayağı) vermeye çalışıyorlar. Hatta hiç tuzlu yedirmiyorum diye (daha 11 aylık kızım) tuzlu kraker emdiriyorlar. O kadar bilinçsizler ki kızamıyorum bile. Çekin elinizi çocuklarımızın üzerinden ya hu!...

Evrim dedi ki...

Bizim kilolarımız ile başımız hep dertte oldu. Sadece anne sütü aldığı zamanlar da bile... Hem de doktorumuzun söylediği aralıklara uyarak emzirdiğim halde. Yanlış hatılamıyorsam 8. ayda kilo da %95 teydi :( Biz bırakın şekeri pekmez, bal nedir bilmedik. Günde elma gibi bir meyvenin yarısını yedik şekeri yüzünden. 20. ayda kilo da %50 ye inmeyi anca başardık. 8. ayda 1 yaş kıyafeti giyiyorduk. Şimdi ise ayına göre bazı markalar büyük geliyor bazısı ise tam oluyor. Bir de bizim gibiler var. Ve ben kilomuza rağmen az boğuşmadım herkes ile... Bir Önce ve sonra resmi görmek isterseniz http://paylasmamgerek.blogspot.com/2010/08/ucan-kacan-zihin-acan-supersonik-ayn_31.html

Ozgur dedi ki...

evet evet evet diye bağırmak istiyorum:)