21 Temmuz 2010 Çarşamba

İnsanlık

Kendi içimde insanlar veya insanlık için büyüyen bir hoşnutsuzluk var.

Çok kolay yalan söylüyorlar. Vefasızlar. Sahtekarlığa korkutucu bir eğilim var. Finansal, duygusal veya fiziksel olarak en çok veren insana iyi davranmak gibi bir eğilim var. Benciller, çok gaddar olabiliyorlar ve onlar için kullanışlı olduğunuz sürece sizi hayatlarında tutuyorlar.

Güvenin kalpsizce kırıldığını ve sevginin boşlukta mücadele ettiğini gördüm. Evli değilken apartmanımızda bir kadının ailedeki bir erkeğe karşı geldi diye şamar yediğini gördüm. Ve daha nicelerini duydum. İnsanın kendisinden daha çok insanlık dışı başka ne var?

Ama insanlar iyilik de saçıyor. Hayır kurumları, sosyal yardım grupları, hayvan hakları dernekleri. Fakat bunların çoğu bu işkenceden geçip başkalarına bunun olmasına izin vermemeye yeminli insanlar tarafından başlatılmıyor mu? Sadece sosyal doğamızdan gelerek başka birine yardım edemeyecek kadar empatiden yoksun muyuz? Neden bir şanssızlığın bizi başka birinin acısına yakınlaştırmasını beklemek zorundayız?

Hayvanlık insanlığın doğasında olmasına rağmen bazen hayvanların kendi doğalarına, biz kendimize insan diyen ve sosyalleşmiş olduğunu belirten insanlardan, daha doğru ve adaletli davrandığını düşünüyorum.
--------------------------------------------------------
Antalya'da aynı garaj kapısını kullandığımız komşumuz defalarca garaj kapısı çok ağır annemin kolları rahatsız ben de hamileyim "lütfen garaj kapısını biz gidene kadar kapatmayın, arkaya ferrari mi parkediyoruz, açamıyoruz, çok zorlanıyoruz" dememize rağmen 1. günün sonunda yine garaj kapısını kapatmaya devam ettiler. Bir gün kendilerini yakaladığımda sordum. "Çocuklar arka bahçeye giriyor" dediler. " Ne varki dedim girsinler, çocuklar nerde oynayacaklar." Kıytırık Toyota marka arabalarının çizildiğini söylediler. "Çizmez çocuklar, bakın bir bebeğimiz var, annem de rahatsız ben de" diye yine rica ettim. Suratıma bön bön baktı kadın. Üstelik apartmanın girişine yazı astım, benle soğuk savaş yapar gibi kapıyı kapatmaya devam etti. Yazıyı da söküp atmış. Bununla da yetinmedi arka bahçedeki hortum için çalışmıyor demesine rağmen çalıştırdığını gördüm. Muhtemelen üzerine zimmetliymiş gibi başkasının çalıştırmasını istemiyordu. Şimdi bu davranışlar hangi insanlığa sığar söyler misiniz. Hangi insan evladı başka insanların zorluk çekmesinden, başka insanların mağduriyetinden bu kadar zevk alır. Görmediği sevgiye mi, hoşgörüye mi bağlamak lazım bilemiyorum. Bugün düşünürken aklıma geldi bu yazıda öyle bir anda çıkıverdi. Komşuma sevgilerimi yolluyorum. İstediği kadar garaj kapısını kapatabilir, arabasının da yalnız ve sevgisiz sefasını çeksin.. Bazılarına empati kurulamıyor malesef. Eğer senin mağduriyetinden yararlanıyorsa.

5 yorum:

Burcu dedi ki...

Ben olsam tatilden dönerken arabasını çizerdim, üzerine de bir not: "isteyen kapı kapalıyken de çizer!!" diye..

n. ışıl karagöz dedi ki...

ınsanlıktan nasıbını almamıs coookkkkkkkkkk

elif ada dedi ki...

Aynı şeyleri hisseden biri olarak ellerine sağlık diyorum bu yazı için. İnsanlar, değerlerini öylesine yitirdiler ki en önemli ve değerli şeyleri arabaları, evleri, telefonları kaldı. Daha sabah birbirimize girdik su dağıtan bir adamla. Arabada Ada'nın cıyak cıyak ağladığını görüp duymasına rağmen sakin sakin kutuları kamyonunun kasasına yerleştirdi. Bize eliyle terbiyesiz hareketler yapıp bekleyin dedi. Tam 7 dakika beyefendinin keyfinin bitmesini bekledik kendi evimizin önüne, kendi park yerimize girebilmek için. Bazen çok üzülüyorum bu çocukları nasıl bir dünyaya getirdik diye

ayşe arslan dedi ki...

yazın çok güzel olmuş,tamda benim bugünlerde yaşadığım duyguların üstüne cuk oturmuş..özellikle ilk satırları,insanlardan soğumalımı,sadece selamdan başka bişey paylaşmamalımı ,yoksa iyilerde var ama bana rast gelmiyor deyip yoluma devammı etmeli diye savaş veriyorum bu günlerde,teşekürler yazın için,

Eko Anne dedi ki...

Ben size teşekkür ederim, benim gibi hissettiğiniz için..