1 Aralık 2009 Salı

Ela ile Kaotik Günümüz

Yukardaki fotoğraflar Ela'nın çektiği ilk fotoğraflar. O gün hava çok güzeldi ve bizim için çok hoş başladı. Coca bizi 3 4 km uzaktaki parka bırakıp gitti. Planım parkta oynaması, sonra da eve kadar gezerek gelmemiz ve çok yorulmuş olacağı için hemen uyuması idi. 16 aylık bir veletle herşey planlandığı gibi gitmiyor..

Önce gerçekten parkda oynadık. Banka oturup fotoğraflar çektik. Sonra az trafik alan bir bölgesinden o ağaca bakıp bu köpeke laf atarak biraz dolaştık. Bir süre sonra Ela kendisini bana taşıtmaya başladı zaman zaman. İşte o sıralarda bu kadar yolun bu çocuk için fazla olduğunu anladım ve bir daha asla bebek arabası olmadan çıkmamaya karar verdim. Ama daha yolun yarısındaydık ben indiriyorum o tekrar kucağıma çıkıyor. Sonra sitelerin içindeyken en son " Annee Anneee" diye yere oturdu demek çok yorulmuş. Bazen çok salak olabiliyorum. Sonraa kucağıma aldım ve pıt diye kafayı koydu ve uyudu:)

Haydaa etrafda bank yok, heryer villa bulunduğum yer sitenin içi taksi geçmez ana yola kadar ela boynumda asılı yürüdüm.. Ama güneş de çıktı. Çocuğu biryere bırakıp üstümdekini çıkarmam da mümkün değil.. İyice yapıştık terliyorum. Ana yolda yürümeye devam ediyorum ama herzaman fıldır fıldır taksi bir tane taksi geçmiyor. Ela'yı pozisyondan pozisyona sokuyorum ama sırt çantamdaki telefonuma ulaşmam mümkün değil. Kızı düşürmem lazım. Telefona ulaşabilsem taksi çağırıcam. Bizim sitenin girişine kadar geldim.. 1 km yürüdüm yani. Şimdi sitenin içine girdiğimde taksi bulma umudum hiç yok.. Sonuçta eve kadar 1 km daha yürüdüm. Sırtım, kollarım, bacaklarımda hal kalmadı. Kendimden geçtim, Ela da nasıl mışıl mışıl uyuyor anlatamam sanki saray döşeğinde yatıyor. Ela'yı nasıl bir pozisyona sokup anahtarımı çantamdan çıkardığımı çizsem bile beceremem. Yukarı çıktım tamam oh geldim diyorum. Allahım bu sefer de anahtar girmiyor, tek elimi kullandığım için elim de terlemiş itemiyorum. Bir komşum kapısını açtı o da denedi yine anahtar girmiyor. Ela'yı onun kucağına verdim hanfendi tınmadı nasıl yorulmuşsa. Öcünü iyi aldı benden. Sonra ben de açamadım ve komşuya girip Ela'yı yatırdık da elimi yıkayıp kurulayıp yarım saat bi kahve ile dinlendikten sonra evimize girebildik.

Siz siz olun bu yaşda bir bebeğe güvenip birşey yapmayın ya sizin arabanız ya onun bebek arabası yanınızda olsun. Neyse ben çok ders çıkardım. Size de deneyim olsun.
---------------------------------------------------------------
Uzaydan izleyince izimiz nokta gibi olan bir bayram geçirdik.. Ama babamız yanımızda çok keyifliydi. Herkese iyi bayramlar.

6 yorum:

füsfüs dedi ki...

o kadar hengamede uyanmadı demek, bak sen şu sıpaya
ben kendimi o durumda düşünemiyorum, sanırım kaldırıma oturup defne uyanana kadar beklerdim çünkü taşımam ihtimal dahilinde değil, imkansız:))

Eko Anne dedi ki...

Valla füsun zorda kalınca herşeyi yapıyor galiba insan.. Kabus gibiydi gerçekten.

suinci dedi ki...

annelik sanatına birde bu açıdan bakmak lazım.imkansız görünen tüm şart ve koşullara çözüm üretmek...:)olsun yinede güzelmiş işte.

Berna dedi ki...

Bebek arabasının katlanıp çantaya girebilen versiyonunu yapsalar anneler pek bir rahat edecek aslında :)) Bazı durumlarda araba yanımızda yoksa 3 yaşında kucağımda daha doğrusu omzumda uyuyan bir kuzu (ağırlığı tahmin edin artık - ben de 49 kiloyum :P), koca bir çanta, eve kendimi nasıl atıyorum bir ben bilirim. Gerçi şimdi sen de biliyorsun :))) O nedenle büyüse bile bebek arabasını hep yanıma alıyorum, uyku saati geldiğinde bel fıtığı olmamak için:)

elif ada dedi ki...

Ben de oyle bebek arabasi olmadan bir Kizilay'a gitme gafletinde bulunmustum. Sozde Ada hanim, elimden tutup yuruyecekti. O gunden bu yana bebek arabasiz cikmam asla

Eko Anne dedi ki...

Bebeler büyüdü sandığımız anda ne büyük gaflette bulunduğumuzu anlıyoruz değil mi.. 4 yaşına kadar bebek arabası diyorum:)