3 Aralık 2009 Perşembe

2018'den Diyaloglar

Bayramda Ela, 82 yaşındaki dedemle

2018'de
Ela
: Babam yerine bugün beni okula sen bırakabilirmisin anne?
Ben: Bugün bırakamam fakat yarın bırakacağım.
Ela: Bugün yarın mı?
Ben: Hayır, bugün bugün ve yarın da yarın. Bugün Pazar, yarın Pazartesi.
Ela: Yani dün ne zamandı?
Ben: Dün Cumartesiydi. Dün bir önceki gündü, bugün içinde olduğumuz gün, yarın da ertesi gün canım.
Ela: Yani... eğer bugün yarın değilse yılbaşının ne zaman olduğunu nasıl bilicem?
Ben: NE? Yılbaşı mı? Ne zaman yılbaşı olayına geldik?
Ela: Hayır, Olaydan bahsetmiyorum. Yılbaşından bahsediyorum.. ki yarın veya sonraki gün mü, ki o da dündü, değil mi? Tamam o zaman ne zaman tek boynuzlu atlar burda olucak onu söyle.
Ben: BU GEZEGENDEN MİSİN ACABA?!! NEDEN BAHSEDİYORSUN?

Hikayeden çıkarılan ders:
Bunun gibi dialoglar sadece kafanızı şiddetlice duvara vurmanızı sağlar. Hiç iyi bir tarafı yoktur ve çocuğunuz ilk soruyu sorduğunda olduğundan daha çok kafanız karışmış olarak sona erer.
====================
Ela: Anne, yazarken neden aynı zamanda konuşuyorsun?
Ben: Öylemi? Nasıl yani?
Ela: Yazıyorsun ama aynı zamanda konuşur gibi ağzını oynatıyorsun. Sanki fısıldıyor gibi.
Ben: Yaptığımın farkında bile değilim.
Ela: Valla, yapıyorsun... neden yapıyorsun?
Ben: Seni gıcık etmek için. Hayattaki hedefim bu. Seni gıcık etmek.
Ela: Valla başarılı oluyorsun.. Mutlu musun şimdi?

Hikayenin anafikri
: Armut dibine düşermişi çok hızlı bir şekilde öğreneceksiniz.

Bunlar da 2009'dan ve çok yakın zamanlardan

Ben: Hey, Canım, Markete gittiğimizde daha fazla kağıt havlu almamız gerek.
Coca: ......
Ben: Beni duydun mu?
Coca: Evet
(5 dakika sonra) Coca: Hey tatlım, markete gittiğimizde daha fazla kağıt havlu almamız gerek.
Ben: Aman Tanrım, Bunu 5 dk önce söyledim sen de bana duyduğunu söyledin.
Coca: Öyle mi dedim?

=====================================

Ben: Hayatım aşı olmayalım, Ela'ya da yaptırmak istemiyorum. Şuraya gitmek istemiyorum, buraya da gitmek istemiyorum.
Coca: Tamam canım nasıl istersen.
Ben:
Canım biz bu çocuğu koruyamayız. Acaba aşı yaptırsak mı? Hatta sen de yaptırmalısın onu korumak için.
Coca: Olur canım yaptıralım..
Ben: Canım ya içinde ayı çişi varmış ben vazgeçtim Ela'ya yaptırmayalım. Korumaya çalışırız. Ama sana çişden birşey olmaz sen yaptır bence.
Coca:
Tamam yaptırmayalım.
Ben: Yok yok yaptıralım kimin değdiği belli olmuyor kıza.. Ay ama bak yaptıran bir çocuk da yengeç gibi yürümeye başlamış yaptırmayalım.. Ama ya hasta olur da yaptıralım. Ama içim rahat etmiyor yaptırmayalım. Yaptıralım.. yaptırmayalım.. Yaptırmasak da biz yaptırsak ben antikorları ağzına tükürsem..
Coca: Ebeninki Esra.. Yeter artık... Şu dakikadan itibaren hiçbir kuvvet ne bana ne Ela'ya aşı yaptıramaz.. Geçirirsek geçiririz.. Ne bu be.
Ben: Ben gidip kendim yaptırayım o zaman.. Antikor kusarım
Coca: Ne b.k yersen ye.

4 yorum:

elif ada dedi ki...

Esra beni cok guldurdun yine. Bu coca ile sohbetleriniz benim cok hosuma gidiyor. Sikayet falan ediyoruz ama bize de iyi dayaniyorlar sanki. Ben bazen dusunuyorum da kendi kendime bu kadar dayanamazdim diyorum. Hehe:)

anne yazar dedi ki...

:)))

blogcuanne dedi ki...

Bak, kalk gel diyorum, dinlemiyorsun. Halama, babaanneme, kız kardeşime bulaştırdım. Sana da hemen veriveririm, böyle muhabbetler yapmanıza gerek kalmaz :)

asyaselda dedi ki...

Hİ HO HOOOOO NE GÜLDÜM YA ANLATAMAM:):)ÇOK İYİ YA :)