Evimin dibindeki AVM sonunda açılıyor. Bunu bekliyordum aylardır sonunda 17 Eylül'de açılış yapıcakmış. Ana kiracıları Carrefour, Zara, Electroworld, Marks & Spencer'ın yanında çok sevdiğim Num Num ve Sushico'da Gordion'da olacakmış.
Asıl bunların yanında Gordion Ankara'nın ilk yeşil AVM'si olacak ve BREEAM (Bina Araştırması sertifikası & Kuruluş & Çevresel Değerleme Metodu) na sahip olacak. Breeam dünyadaki en yaygın ve en uzun süredir kullanılmakta olan uluslararası yeşil bina standardı. Yeşil olunca noluyo. Gordion kendi enerjisini kısmen kendisi üretecekmiş. AVM merkezlerinin nasıl bir enerji tüketicisi olduğunu düşünürsek bu çok süper bir davranış. REDEVCO'yu tebrik etmek lazım. Ben evimin yakınlığı nedeniyle yürüyerek gidebileceğimden daha az enerji harcıycam..
Bundan sonra böyle ciddi yazılarımı yazacağım bir web sayfası açıyorum.. Eko Anne. Yok BPA, yok geri dönüşüm, hangi ürünler zararlı hangileri değil bu sayfadan takip edebilirsiniz. Son hazırlıklarını yapıyorum tatil dönüşü açarım herhalde.. Cıvık ve Kuzumlu yazılarımı yine burdan yazacağım..
En sevdiğim mevsimdir sonbahar. Herkesin aksine yazdan ve sıcaktan nefret ettiğim için sıcakların azalması, herkesin evine barkına dönmesi mevsimini çok severim. Sosyalleşmenin mevsimidir. Küçükken okul tekrar başlıyacak arkadaşlarıma kavuşucam diye sevinirdim. Tatillerim de güzel geçerdi aslında ama yine de sonbahar ayrı bir tatlı olurdu benim için. Büyüyüp kendi organizasyonlarımı kendim yapmaya başladığımdan beri de Eylül ayında tatile giderim. Hava dışarıda dolaşılmayacak kadar boğuculukdan kurtulmuş olur. Deniz tatlı bir sıcaklıkta olur. Bu sene yine sezonu tatile giderek kapatıyoruz. Önümüzdeki günlerde çekirdekimsi aile olarakdan yine yollara dökülüyoruz. Çantalarıma kitaplarımı koydum bile. Elanın da çantası hazır. Cocanın çantası son dakikalarda hazırlanır. Hatta yurtdışına çıkmadan 2 saat önce çantasını hazırladığımızı bilirim. Onun acelesi yoktur.
Zaten bagajlarımızın yarısını teknolojik malzemeler oluşturduğu için son dakika hazırlanır. Biz ailecek doğayı çok severiz 5 saatlik yola yoldaki meyve ağaçlarında dura dura 8 saatte gideriz. Ama buna rağmen tezatlar ailesi olarak Ela da dahil evdeki çeşitli boyutlardaki kişibaşına düşen 2 bilgisayar, bilgisayarvari teknolojik alet, Gps, yine kişibaşına düşen 1 fotoğraf makinası ile biz teknolojiden de kopamayan bir aileyiz. Cocayla ikimizin de işimiz gereği bilgisayarımız sürekli yanımızda gezer. Nereye gitsek teknoloji filomuzun kompakt olanlarını götürürüz. Bir de yanına Ela'nın kendi başına bir bagajı kaplayan filosu (bebek arabası, araba koltuğu, oyuncakları, kitapları ve kıyafetler) ile biz 3 kişilik dev bir aileyiz.
Şimdi yollara düşmemize daha biraz varken bunu niye yazdım. Bu ara içimden çok yazmak gelmiyor. Gidene kadar bir kere yazmak istedim. Ama bu depresif modumdan değil, dinlenmek istiyorum. Eylül ayının sakinliği beni de sardı. Güzel sabah kahvaltıları yapmak, sahilde çayımı yudumlarken Ela'nın kumlarla oynamasını seyretmek, öğlen uykularına yatmak, cocayla balık tutmaya gitmek, Ela ile yeni keşifler yapmak ve kendime gelmek istiyorum.. Belki dönünce bomba gibi olurum:)
Dönünce yapılcak çok iş var. Yarım bıraktığım bir sürü konu, gidilecek yerler, bitirilecek işler var. Ama şimdilik biz ;14 aylık Eloş, 396 aylık coca ve 388 aylık ben tatile gidiyoruz.
Resimde görülen komik zat bugün 14 aylık oldu. Kendisi bana hayatımın en hızlı, en komik, en güzel ve en anne 14 ayını yaşattı.. Onu pek sever oldum:) Dün akşam ilk kez bir yemekte 1 saat boyunca (tabii bağlı olarak) mızmızlanmadan masada oturup ona buna göz süzdü. Ha yine ortalığı birbirine kattı ama olsun.. Bugünlerde kendi dilinin kelime haznesi çok genişledi. Digıl digıl denilen bu iki kelimeyi her duyduyu ifade etmekte kullanabiliyor. Kızıyor, gülüyor, manyakca hareket ediyor.. Sonuçta Elaca baya aşama kaydetti.
Dün İstanbul'da yaşananlar için çok üzgünüm. Ama hala ders almıyorlar. İnsan denilen tüketici varlık doğayı dinlemeye başlamadıkça malesef bu felaketler artıcak. Dere yataklarına yapılan yerleşim, kötü altyapının faturasını insanlar canlarıyla ödüyor. Yine de geçmiş olsun İstanbul.. Bu arada Cuma günü daha beter yağıcakmış umarım önlem alıyorlardır.
Leyla Navaro'nun "Beni duyuyor musun?" adlı bu kitabını tavsiye ederim. Kendisi çok yalın bir dille çocuklarla iletişimi anlatmış. Aslında ben sadece çocuğum için değil genel olarak iletişimle ilgili çok dersler çıkardım.. Kitabın tanımı da zaten şu şekilde " Acı deneyimlere yol açan pek çok sorunun kökeninde, insanların birbirini gerçekten duymaması, duyamaması yatmaktadır. Çünkü sadece söylenen 'sözcükleri' duymak, sözcüklerin ardındaki duygu dolu mesajları alamamak, yanıtların da yüzeyde kalmasına yol açar; bu durum ise iletişimin engellenmesi anlamına gelir. "
Dün akşam park caddesinde "Butcher's" a gittik. PArk caddesi acaip bir hal almış. Sürekli yeni yerler açılıyor. Burdaki rating arttıkça fiyatlar da tavan yapıyor. Yemek çok güzeldi, yani insan bu kadar zevkle yiyebilir ama gerçekten çok pahalı diyebilirim. Yine de parasına değer güzel bir et yiyelim diyen olursa köftesi harika.. Bonfile de yumuşacık.. Bu arada adı üstünde kasap bu etlerden alabiliyorsunuz da..
Bütün dişler toplandık toplandık toplandık.. Sorduk neden yıprattık Ela'yı Ela'yı..
Neden tüm dişleri aynı anda çıkmaya çalışıyor anlamıyorum. Toplam 11 dişi oldu. Ve şu an yine kabarmış 3 dişi daha var gelen.. Hangi huysuzlugu neden yapıyor anlamak mümkün olmuyor.
Cmts. günü 8 bebek ve 8 anne bir kaosa sürüklendik.. Bebekler ipini kopardı. Mini-town'un MyGym dersine katıldık. Ela çok memnun kaldı ben çok yoruldum. Ama akşam çok güzel uyuduğu için ve sosyal bir ortamda kızımın davranışlarını izleyebilme imkanı buldugum icin ben de cok memnun kaldım. Derslere devam edeceğiz, en büyük sebebi de bu bana Ela ile ilgili daha çok fikir vereceği, onun ilgi alanı, arıza noktalarını daha iyi gözlemleyip buna göre bir rota çizebilmeyi umduğum icin. E o da çok güzel koşuyor oynuyor sosyal ortamda aynı yaşdaşlarıyla beraber oluyor bu da cabası tabii.. Önce spor hareketleri ile başladık. Bir daire etrafına bebeklerle dizildik. Eğitmenin gösterdiği hareketi yapmamız gerekiyor. Bebeklerin çoğu da anlamasa bile annelerinin hareketleri yaptırmasına izin veriyor. En çok kendi anlayıp katılan Melisa. Diğerleri de uyumlu ama Ela bir dk orda durmak istemedi. Limitsiz arıza gösterdi. Sürekli elimden kaçıp arkadaki trombolinin üstüne çıkmaya çalıştı. Acaba bu genel karakterimi olacak yoksa şu an henüz anlamadığı içinmi yapıyor bilemiyorum. Genel olarak konsantrasyonu zaten zayıf ve birşeye kafayı taktı mı hiçbirşeyi gözü görmüyor.. Ela tromboline taktı.. Daha sonra çeşitli spor aktiviteleri yaptırdılar. Genel olarak hepsini birkere benim zorumla denedi. Bunun dışında genel olarak eline iki top alıp sürekli koştu. Kaydırağa tersten tırmanmaya çalışıp bir de tepede eğilip bacaklarının arasından bakmaya çalışıyordu. Çok çok bireysel bir çocuk. Kimseyi gözü görmüyor ben dahil.. Tek istediği kimse onu kucağına alıp birşey yaptırmaya çalışmasın, o istediği yere tırmansın ve toplarla koşsun. Ama bunun yanında çok hoşuma giden özellikleri var. Başka bir bebek elinden birşey aldığında asla ağlamaz, gidip kendine başka bir tane buluyor ya da o da onun elinden almaya çalışıyor. Düşünce hiç umursamıyor direk kalkıp devam ediyor ki burda kendimize kredi vermek zorundayım. Sıramalaya başladığından beri çok düşüyordu, ben hiç müdahale etmedim. Parklarda düşerdi başkaları kaldırmaya çalışırdı. Ben kaldırmayın kendi kalkar derdim. Çok faydasını gördüm. Hem mızmız ve düşünce ağlayan bir çocuk olmadı hem de sürekli kendi kalkıp devam etmesi fiziksel becerisini çok geliştirdi. Çok çabuk yürüdü. Hatta şimdi çok dengeli koşabiliyor. Düşmeyen çocuk yürümesini koşmasını nasıl öğrensin. Neyse sonuçta genel tavır olarak ipini koparmış gibi koştu ve çok eğlendi.. En çok top havuzunu sevdi. Top havuzundan çıkmak istemedi. Sonuç olarak o gün Ela normal bir çocuğun yapması gerekenleri yaptı. Çocuk bütün gün oynıycak ki güzel yemek yesin, güzel uyusun. Elimden geldiğince bu tip fırsatları ona yaratmaya çalışıyorum. Apartmandaki çocuklarla da güzel eğleniyor. Evimizin önü trafik yolu olmadığı için site içinde olduğumuz için şanslı sayılır. Yine koşup oynayabiliyor. Bizden maceralar şu sıra bu kadar. Ela keyifli günler geçiriyor. Hala havalar güzelken bol bol dışarı çıkarmaya çalışıyorum onu. Bense zamanın nasıl geçtiğine inanamıyorum ve minik bebek Ela hızla büyüyor. İyi ki onunla çok vakit geçirme lüksüne sahibim.
Son yıllardaki sakin mizacımın aksine bu sefer sinirlerimi zıplatmayı başardılar. Daha önce yazdığım gibi Dr. Brown'a bir mail gönderdim. Hangi biberonlarınız BPA'lı, neden burda yok vır vır da vır vır diye.. Şimdi size aşağıya önce Dr. Brown'dan gelen açıklama ve savunma mailini sonra da benim onlara tekrar yazdığım maili kopyalıyorum.. Sonra başka açıklama gelmedi.. Nedendir bilemem.. Yorum sizlerin
Dr. brown'un mailinin özeti: Dr. Brownürünleri konusundaki e-postam Handi-Craft firması tarafından iletilmiş. Dr. Brown ürünlerinin Türkiye dağıtıcılığını Birlik Dış Ticaret A.S yapıyormuş.
BPA maddesi ile ilgili olarak Dünyada özellikle Amerika, Kanada da bu konunun gündemde olduğunun bilincindelermiş ve önce İnsan ve anne-baba daha sonra duyarlı bebek üreticileri olarak konuyu çok yakından takip ediyorlarmış.
Bu konu son günlerde alevlenmiş olsa dahi, 1990’lardan itibaren ara ara gündeme gelmiş ve araştırılmışmış. Sağlık konusunda çok duyarlı ülkeler olan, Japonya, İsrail gibi ülkelerin de konu üzerine araştırmaları varmış ancak araştırmalar bunun zararlı olduğunu teyit edecek sonuçlar vermemişmiş.
Yaptıkları araştırmalar sonucu bu konuda henüz kesinleşmiş bir rapor yokmuş. Bisfenol A maddesinin bazı yan tesirlerinden söz edilmekte ve bu maddeyi içeren eşyalar, sadece insanların direkt olarak kullandıklarında değil, bulundukları ortamda dahi olsa bir etki yaptığından söz edilmekteymiş.
Bebek ürünlerine gelince, Plastik havuzdan, bebek banyosuna kadar birçok eşyada bulunabileceği de söylenmekteymiş.
Benim sorduğum Dr. Brown's biberonlarındaki miktar Dünyadaki sağlık kuruluşlarının "kabul edilir miktar "olarak açıkladıklaları oranların altındaymış.
Benim cevabım: Merhaba Canan Hanım; Öncelikle hızlı yanıtınız için teşekkür ederim. Bunun dışında "kabul edilir miktar" deyimi benim içimi rahatlatmıyor. Nedeni şu ki bahsettiğimiz maddenin kanıtlanmış bir sürü zararını isterseniz ben size yazayım ki son bir haftadır hatırı sayılır yabancı makale okudum bu konuda. Bunun dışında BPA içeren biberonları Kanada hükümeti yasaklamış bu da demek oluyor ki bu madde bir hükümet tarafından yasaklanacak kadar ciddi saglık problemi var. Ayrıca madem "kabul edilir miktarın" altında oranlara sahip neden Dr Brown'un BPA'sız biberonları da mevcut.
İyi bir araştırma yaptım. Aldığım sonuçlara göre Dr. Brown'un 2, 4 ve 8 oz'luk şişeleri BPA içeriyor. 3.5 ve 7 ozluk şişeleri ile cam şişeleri BPA içermiyor. Ve çok ilginçtir ki Türkiye'de sadece BPA içeren ürünlerden var. Bu durum bende şirketinize karşı inanılmaz bir hayalkırıklıgı yaratıyor. Neden ülkemizin çocuklarına BPA'lı ürünler dayatılıyor. Neden ülke pazarına BPA'lı olmayan ürünler getirilmiyor. Hicbirseyden haberi olmayan Türk aileleri 3. dünya ülkeleri gibi toksik şişelere mecbur bırakılıyor. Ve mailinizi de önce anne- baba ve insan olarak takip ediyoruz şeklinde yazıyorsunuz. Sorarım size siz kendi bebeğinizi göz göre göre zehirlermisiniz. Size "kabul edilir miktar"ın altında oranlara sahip yazısı birşey ifade edermi? Kızım 13 aylık ve daha önceden bilmemem sebebiyle tam 6 aydır sizin tarafınızdan bu maddeye maruz bırakılıyor. Üzüntümü anlatabilmem imkansız. Çocuklarımızın geleceğinden bizler sorumluyuz. Bizim ülkemizin çocuklarının sorumlulugunu kimler alacak söyler misiniz. Bunu sadece sizin şirketinize yazmıyorum. BPA'lı olmayan ürünleri olup da ülkemize sadece BPA'lıları getiren başka üreticilerle de görüşme halindeyim..
Yazınızda bebek ürünlerinde plastik havuzdan, bebek banyosuna her üründe olabiliyor demişsiniz. Ben kullandıgım tüm ürünlerde PC arıyorum ki kullanmayım diye. Plastiklerde 3, 6, 7 numaralıları kullanmıyorum. Anlıyacagınız bu konuda da elimden geleni yapıyorum da Dr Brown gibi bir firmanın böyle bir savunma yapması bana çok ilginç geliyor. Birçok üründe olması sağlıkla ilgili ödül aldığını öne süren, bunu pazarlama olarak kullanan bir firmanın böyle bir açıklama yapmasını ben karşısındakini salak yerine koyması olarak nitelendiriyorum. Kusura bakmayın. Bebek ürünlerindeki durumun bu olması sizin de bu sorumsuzlugu yapmanızı gerektirmez. Sizin gibi bir firmadan daha sorumlu bir cevap beklerdim. Elimizden geleni yapıyoruz getirtecegiz gibi bir cevap bekliyordum acıkcası. Bana BPA oranının "kabul edilebilir miktarı" ile ilgili ve sizin biberonlarınızın bu oranının altında olduguna dair bir kanıt, bir doküman birşey gösterebilir misiniz acaba?
Ülkemizde sizin ürünlerinizin de BPA'sız olanlarını görene dek bu konuda sizinle ilgili düşüncelerimi ve bana olan cevabınızı çevremle ve arkadaşlarımla paylaşmaya devam edeceğim. Ne yazık ki ürünlerinizin çok kullanıldığı bir sosyal çevreye sahibim.. Cevabımı kişisel almamanız dileği ile.. Saygılar Esra Erdoğan
Sürekli Ela ile ilgili birşeyler yazmak istiyorum. Ama arızalı aklım durmuyorki limitsizce didikliyorum herseyi. Her haftanın bir konusu olmaya başladı bende. Ve ülkemizde bebeklerin sağlıklarına zararlı öyle çok konu var ki.. Bir haftadır BPA sorunu ile ilgileniyorum. Hatırı sayılır yabancı makale okudum. Sözkonusu maddeyi içeren biberonlar Kanada'da yasaklanmış. Böyle medeniyetler birşeyi yasaklarsa genelde didiklerim ben. Neyse konu ile ilgili evin kedisi yazmıs bir daha ben yazmıyorum bu konuyu ve zararlarını ordan okuyabilirsiniz..
Ben de kendimdeki sonuçları yaziim. Öncelikle BPA içermeyen ürünlerin bir listesini buldum. BPA İçermeyen Biberon Listesi: Adiri Natural Nursers: All Avent: Avent PES Bottles, “Via” Feeding System, Tempo Liners Babisil Silbottles: All BornFree: All Dr Brown’s: Glass and Polypropylene bottles EvenFlo: Classic glass, Light Tint Polypropylene and Polypropylene bottles. Purely Comfi bottles Gerber: Clear View, Fashion Tints, GentleFlow Green to Grow: All Lansinoh Bottles: All Medela: All Momo Glass Bottles: All Munchkin: Dora the Explorer Classic bottles, Mighty Grip Glass bottles Nature Pure Glass Bottles: All Nuby: Standard and Wide Neck Non-Drip bottles, Standard and Wide Neck Bottle (handles & Non-Drip Nipple), 3-Stage Wide Neck Easy Grip Feeding System (& Non-Drip Nipple), Natural Touch SoftFlex InfaFeeder (silicone) NUK: First Choice Glass bottles Parent’s Choice: Marked BPA Free Playtex: Original Nurser, Drop in liners, BPA Free Ventaire Advanced bottles Sassy: UltiVent MAM bottles, Baby Food Nurser Kit Siliskin Glass Bottles: All ThinkBaby: All Tommee Tippee: Easyflow bottle to cup Weego Glass Bottles: All
ne yazıkki Türkiye'de BPA free olanlardan cok az satılıyor. Olanlar da cok pahalı.. Mesela dogru duzgun bi NUBy ninkine rastladım.. Fiyatına deger tabii ki ama sonucta herkes de alamazki.. Eger yeterince ekonomik durumun yoksa ne kadar vahim bir durum.. Bebeklerimizin geleceginden bizler sorumluyuz ama alacak gucu olmayan insanlar uzerinde ne kadar buyuk bir saglık trajedisi..
Daha önce Dr Brown'un biberonlarını kullandığım için ve onları BPA'sız zanettigim için bu firmaya daha çok sinirliyim. Bu yüzden bu biberonlarla ilgili daha çok araştırdım. Dr. Brown'un 2(60 ml), 4(120 mı) ve 8(240 ml) oz.luk biberonları BPA içeriyor. 3.5 ve 7 oz'luk biberonları ve cam biberonları BPA içermiyor. Tahmin edin bakalım, evet Türkiye'de sadece BPA içeren biberonlarından var. Ülkemizin çocuklarını bu toksik maddeyi almaya mecbur kılıyorlar resmen. Dr. Brown yetkilisi bana geri döndüğü mailinde "kabul edilebilir miktar"'ın altında diye savunma yapmış. Kendilerine bir cevap yazdım. Bu yazışmaları da yayınlayacağım..
Dün gidip BPA içermeyen Nuby'nin silikon biberonunu aldım. Üstünde de kocaman BPA free yazıyor. Bunun dışında da sadece cam biberonu olan Nuk ve Bebedor var. Cam biberonda da anne sütü proteinleri cama yapışıyormuş. Ama normal süt verilebilir. Herneyse sonuçta tekel olduklarından tam 34 tl vererek bu biberondan aldım ki Amerika fiyatı 12.98 dolar.. Almaya değer ama bu parayı veremeyecek bir sürü insanın çocukları bu toksik maddeye maruz kalıyor. Tüketici bu kadar bilinçli olmak zorunda değil. Kaldıki bu konuda Türkçe çok yazı yok herkes ingilizce bilmek zorunda değil. Neden bizim Sağlık bakanlığımız yavrularımızın sağlığını güvence altına almıyor. Neden bu duruma izin veriyor. Sağlık bakanımız BPA ne demek biliyor mu merak ediyorum.
Bu konuda başka araştırma yapmak isteyen olursa diye bazı linkler de ekliyorum. Safe Mama - Her türlü konuda annelere sağlıkla ilgili araştırmalar yapıp yayınlayan süper bir site http://www.bisphenolafree.org/ - BPA ile ilgili bir site http://www.healthobservatory.org/library.cfm?refid=77083 - Akıllı Plastik Kılavuzu Soft Landing Baby - Sadece BPA'sız ürünlerin satıldığı bir site. Kılavuz gibi kullanılabilir. Sağlıklı Oyuncaklar - Bu site de oyuncakların içindeki zararlı maddeleri araştırıp yayınlıyor. Yine kılavuz gibi kullanıyorum.
Herkes bu konuda firmalara baskı yapsın. Ülkemize neden BPA içermeyen biberonlar getirilmiyor sorgulasın. 19 lt'lik şişelerinizin de altına bakın 7 yazıyorsa firmanıza 1 yazan şişelerden var mı diye sorun. 7 olan PC yani BPA içeriyor. Haberiniz olsun.
Şule yazmış emzik konusuna değinmemişim şimdi http://www.squidoo.com/saferpacifiers. Avent Gerber: Natural Flex, NUK Button, Round Soft Center, NUK Fashion (most NUK Fashion latex pacifiers were listed as BPA free, but to be safe we recommend avoiding all of this style) Munchkin Sassy/MAM Nuby/Luv 'n Care
Yeni bir temizlik takımım var. Hiçbiri doğaya zararlı madde içermiyor. İnsan sağlığına zararlı kimyasal içermiyor. Zaten aklımda herşeyi doğal ve bitkisele çevireyim vardı. Mikroplar zıplayamaz'ı açıklayan bu domestos yazısıyla bende bir ışık yandı ve hemen bir araştırma ile herşeyi çevirdim.. Önceden kozmetik ürünlerimi bitkisel olanlarla çevirmiştim belki birgün onları da yazarım, şimdi de temizlik takımımı yeniledim. İşte kazananlar.17 tl'ye aldım. Sulandırarak kullanıyorsun. Uzun süre gidiyor. Amway'in ürünlerinin özelliği çok küçük miktarlarda kullanılabilmesi.
Loc-Çok amaçlı temizleyici - Suyun zarar vermediği her türlü zemin için muhteşem bir temizleyici. Amway ürünleri ile birlikte satılıyor. Ben çok beğendim.. En basiti içim Ela'nın yeri yalaması konusunda bile rahat. Bu ürün o kadar güvenliki bana demo yapan arkadaşım gözümün önünde bir kapak içti.. Hiç bir zararı yokmuş. Bu ürün aynı zamanda iyi bir leke çıkarıcı gibi kullanılıyor. Zorlu bir lekeye hafif döküyorsunuz. Çok güzel çıkarıyor.
Loc Plus- Mutfak temizleyici -Mutfaktaki ocak, lavabo, tezgahın üstü gibi her türlü mutfak yüzeyinde kullanılıyor. Cok yogun oldugu icin sulandırılarak kullanılıyor. Püskürtmeli bir kutuya koyup fısfısla kullanıyorsunuz. Kullanıyorum çok memnunum.
Ben Aggroland'den 10 tl'ye aldım. İnternette genelde 11 tl'ye satılıyor.
Sonett- Organik Sıvı El Sabunu - Bu ürün gibi çok ürün var. Ben Sonett'in bu el yıkama sıvısını kullanıyorum. Aggroland'de satılıyor. Organik bir ürün. Hamileyken işyerindeki sıvı sabun ellerimde yara yapmıştı. Benim için çok önemli. Klar - Bulaşık yıkama toz deterjanı - Ben memnun kaldım. Bulaşıklarda leke bırakmıyor. Herşeyden önemlisi kimyasal kalıntı olmaması bile insanı çok rahat ettiriyor. Sonett- Çamaşır yumuşatıcısı - Üzerinde ölçeği yazıyor. En çok kimyasal kalıntı yumuşatıcıdan geçiyormuş çünkü son suda ekleniyormuş. O yüzden çok önemli. Ürün Aggroland'lerde satılıyor. Sa8 - Leke Çıkarıcı Sprey - Amway'in ürünlerinden biri. Yıkamadan önce zorlu lekelere sıkıyorsunuz. 5 dk sonra makinaya atıyorsunuz. Yıkanıyor, mis gibi de çıkıyor. Sa8- Baby Toz Çamaşır Deterjanı - Yine Amway'in ürünlerinden doğaya ve insana zararı yok.. Oh artık içim rahat.
Ela'ya da bitkisel Aisha'nın ürünlerinden aldım. Erba Organics'in de ürünleri Türkiye'de satılıyor. Bebekler için çok başarılıymış diye duydum. Yok şu ürünün içinde az varmış bu daha zararlıymış diye düşüneceğime bitkisel ürünler kullanmayı tercih ediyorum. Hem toprağımızı, suyumuzu kirletmemenin verdiği birazcık olsun rahatlama var. Hem de kızımın ve ailemin kimyasallarla mümkün olduğu kadar temasını kesmenin verdiği haz. Sizlere de yardıma hazırım. Sırada birkaç konu daha var kafayı taktığım, annelik insanın bilinç düzeyini yükseltiyormuş. Ya da bende yükseltti diyebilirim.
P.S: Ela bugün bulaşık makinasını boşaltmama yardım etti. İnanamıyorum çabasına tek tek tabakları bana verdi. Fırsat verirsen minikler herşeyi yapabiliyor.