23 Mart 2010 Salı

İkoncan Ela Köyde

Geçtiğimiz hafta sonu yine Ela'nın hayatında bir ilke imza attık. Sanki benim hayatımda 50'dir köyde kaldığım, geldim 32 yaşına benim de hayatımda bir ilktir bu. Çok geziye gitmişliğim, en abuk yerlerde kalmışlığım vardır ama hiç köyde kalmamıştım. Coca için hiç anormal bir durum değil o zaten köyde doğup hayatının ilk 2 yılını orda geçirmiş ama ben sonunda bir köy hayatı deneyimledim. Hem de en abuğundan, hem de en hamileyken.

Üyesi olduğumuz bir grup var. Doğal ve Bilinçli Beslenme grubu. Herkes aynı yola baş koymuş, amacımız aracısız ve gerçek gıdaya erişim. 3'tü 5'ti derken grubun sayısı 50'yi geçti. Bize ürün gönderen üretici sayısı 10'a yaklaştı. Herneyse bu grup büyüdükçe mizacı gereği birbirine benzeyen doğa severler, çeşitli geziler yapmaya başladı. Geçtiğimiz hafta sonu üreticilerden birinin Çankırı - Doğanbey Köyü'ndeki evine cümbür cemaat çoluk çocuk 50 kişi akın ettik.

3'te 2'si hiperaktif 20 aylık bir çocuk ve sürekli su içip yarım saatte bir tuvalete giden bir hamileden oluşan sorunlu bir aile olduğumuz için, bizim için kendi arabamızla gitmekten başka bir opsiyon yoktu. Herneyse biz köye vardığımızda henüz otobüs gelmemişti bu yüzden keşif için biraz vakit bulabildik. Ela ile babası hemen kendilerini çevre gezisine adadılar. Dakika 1 Ela başlamıştı, horoz, tavuk, miya, kuzu diye peşlerinden koşmaya. Öğlen olmadan grubun diğer yarısı ve Ela'nın yaşıtı 5 -6 çocuk daha gelince ortam çok şenlikli olmaya başladı..

Kahvaltıdan sonra 2 yaş çocukları ile çok maceralı bir yürüşle yakınlardaki bir akarsunun kenarına gittik. Hava o kadar sıcaktı ki çocukları suya soktuk. Tamam itiraf ediyorum suya bir tek Ela girdi bir de 5-6 yaşlarında bir kız.. Zaten şimdiye kadar bizden daha çabuk çocuğunu soyana hiç rastlamadım, rastlarsam da Rus falandır. Neyse akarsuyun kenarında çocuklar biraz uyudu, bizler de meyve topladık, ateş yaktık sohbet ettik sonra eve geri dönüp günün geri kalanını bahçede, içerde oynayarak, sohbetle, çocukların çekişmesi ile bitirdik.

Akşam sıkış tepiş çok maceralı bir koğuş sistemi ile uyuduk. Gerçi ben biraz hamile olmamın balını yedim sanırım çünkü hamile olup bir de belim çok ağrıyınca bize ayrı bir oda verdiler, ama kendileri için de hayırlı oldu. Çünkü 2 saatte bir tuvalete kalkan bir döngüyle ben kimseyi uyutmazdım..

Oksijeni beynimize kadar çekip sarhoş olduğumuz için sabah erkenden herkes uyandı. Güzel bir köy kahvaltısı yaptıktan sonra yine bahçeye saldık çocukları. Bu sefer Ela ile Doruk el arabasıyla babaları onları gezdirirken çok eğlendi. Doruk'un dili sürekli dışardaydı, Ela da sürekli gülüyordu. İşte boşuna bisiklet, oyuncak alıyoruz çocuklara. Bir el arabası neler yapıyor. İnekler, tavuklar, topla oynama, birbirini yakalamaca derken öğlen oldu ve hep beraber yine evinde kaldığımız beyin yakınlarda hafif yaylada olan bir başka evine ve bahçesine gittik.
Bu sefer de bahçeye dağıldık. Otlar topladık, uğurböcekleri bulduk. Çocuklar kaynaştı, zaman zaman birbirlerini itti ama öğleden sonra olduğunda artık benim de Ela'nın da pili bitmişti. Daha gidilecek birkaç yer daha vardı. Özellikle tuz mağaralarını çok merk ediyordum ama bizim için hayırlı olanın kendi arabamızla da gitmiş olmanın verdiği rahatlıkla dönmek olduğuna karar verip dönüş yoluna geçtik. Ela dönüş boyunca uyudu, biz de biraz dinlendik.

Bizim için çok keyifli, Ela için ise çook eğlenceli bir hafta sonu geçirdik. Umarım başka gezilerde tekrar farklı yerler görürüz.. Allahım bana bu hamileliğimin sonuna kadar gezecek enerji ve sağlık ver..:)

8 yorum:

MELİSANIN HATIRALARI dedi ki...

Resimler çok güzel çıkmış.doğayla başbaşa akan sular temiz hava çok iyi olmuştur eminim.en sondaki yazdıgın cümleye Amin diyorum.evet sana bol bol enerji ve sağlık versin gez yaz bize bu güzel postta oldugu gibi.

meldi dedi ki...

Suyun içindeki tombilik bacaklar çok tatlı. Çok özendim gezinize. Keyfiniz daim olsun...

Alyamaya'nın Esra'sı dedi ki...

ev sevdiğim hayat. sevdiyseniz bizede bekleriz yazın, Çanakkale'ye..Her yaz en basit ve en doğal hayatı yaşıyoruz.. Ela'nın keyif almasına çok sevindim.. sevgiler

suinci dedi ki...

hamileliğinden sonrada gezecek enrjiye ihtiyacın var hemde iki kat daha :))

Burcu dedi ki...

2. trimesterın bu mevsime gelmesi çok büyük şans oldu sizin için.. Bolca keyfini çıkar.

Eko Anne dedi ki...

Esra;
Bu yaz Çanakkale'ye gelme ihtimalimiz gercekten var.. ORda ba birilei çağırıyor hamileliğimin durumuna gore tabi ki. Gelirsem size de ugrayıp koyunuzu gormek isteriz..

Benden Bizden dedi ki...

Merhaba Esra,

Ben de o gruba uyeyim ama aktif degilim henuz, insallah Ankara'ya gelince biz de bu gezilere katiliriz. Hem cocuklar da yakin dogacaklar, insallah tanisiriz yakin zamanda. Cok guzel vakit gecirmissiniz, fotolar harika!

Sevgiler...

Eko Anne dedi ki...

Benden Bizden;
gerçekten bebeklerin doğumları çok yakın olacakmış.. umarım tanışırız..