29 Mart 2010 Pazartesi

22 - 26 Mart Haftaİçi Aktiviteleri

Geçtiğimiz hafta artık iyice biten bulantılarım ve üstüste binen hastalıklarımızın ardından çok aktif, dinamik, heyecanlı bir hafta geçirdik. Her haftamız böyle olsun inşallah. Önce hafta içi eğlenceleri. Bizim çocuklar birbirini ne zamandır göremiyordu. Minik bir buluşma yapabildik çarşamba günü Bige çağırınca. Bige & Duru'nun yanında, Melek & İpek, Özlem & Eren de vardı. Çocuklar uzun süredir birbirlerini görmedikleri için biraz çekişme yaşadık bu sefer. Ela sürekli Eren'in yakasına yapıştı, engel olamadık çekiştirdi durdu. Eren de annesine "Anne kurtar beni" diyordu. Duru oyuncaklarını vermek istemedi Ela ve Eren de çeke çeke alırız dediler, o yüzden biraz arızalı bir süre geçirdik. Melek & İpek geldiğinde sular baya durulmuştu. Eren & Özlem erken ayrılmak durumunda kaldılar. Fakat biz oraya kazık çaktık. Şaka bir yana spontane bir şekilde babalar da mı gelse diye çağırdık, hepsi dünden razıymış; babalar da gelince akşam biraz uzadı, sohbetler derinleşti, yemekler yenildi. Bige'ye 3 aile doyurduğu için teşekkür ederiz. Kızların artık iyice uykuları gelip arıza çıkarmaya başladıklarında birbirinden çeneli babaları susturup ayırmak çok kolay olmadı. Meğerse onlar da bugünü bekliyormuş..

Ertesi gün ODTÜ'de ağaç dikme şenliği vardı. Biz de havanın güzelliğinden yararlanıp içerdeki bebek de dışardaki de D vitamini alsın diye kendimizi şenliğin olduğu yere attık. Gösterilerin ardından 4 tane de ağaç diktik. Hem bir katkımız oldu hem de Ela için değişik oldu. Yine fidanların yanından ayırmakta zorluk çektik.

Sonunda istediğimiz gibi bir akşam geçirdik. Ne zamandır planlıyorduk, yok onun hastalığı, bunun seyahati derken tam kadro olamasa da çoğunluğumuz sadece anneler olarak bir akşam buluştuk. Tabii 6 kadının birden çocukları ayarlaması zor olsa da Evin kaçırmak istemediği için Efe'yle geldi. Bige, Sibel, Meral, Melek & Ben ise çocuksuz, eşsiz "ay şurdan biri mi düştü, benimki ne tarafa gitti" düşünceleri olmadan keyifli bir sohbetle çok güldüğümüz bir akşam geçirdik. Arkadaşlar bir kaşık şarapla çakır keyif oldu, E benim yapım zaten içkiye gerek olmayacak kadar çakır keyif zaten.. Baya geyik, baya muhabbet, biraz garsonlara rezil olma derken o akşamın nasıl geçtiğini anlamadım. Hala da ağız tadım tam yerinde olmadığı için bir de ağız tadım yerine gelince tekrarlayalım derim. Ne dersiniz kızlar.. Bu da bizim akşamımız.

1 yorum:

Alyamaya'nın Esra'sı dedi ki...

ne güzel.. elde bir tane kaında bir tane. özeniyorum ama cesaretim yok.. dört çocuk istiyorum ama daha ilkinde pes edenlerdenim :)