
Konuş konuş, konuş, konuş, konuş, konuş.
Bu 3 yaşına yaklaşan kızımı özetliyor. Bu çocuk konuşabiliyor. Konuşmak hakkında bile konuşuyor. Kendi sesini duymak için konuşuyor. Hiçbir şey hakkında konuşuyor. Ben çok konuştuğumu düşünürdüm; bu çocukdan sonra hiç konuşmuyormuşum.
Belki bu normal bir 3 yaş davranışıdır bilmiyorum. Belki biraz geveze bir 3 yaş çocuğu bilemiyorum. Fakat bildiğim birşey var ki sürekli durmayan geveze beni akıl sağlığımın sınırlarına itiyor ve yemin ederim ara vermezse, muhtemelen atlayacağım.
"Neden?"
"Anne, o ne?"
"Anne. Anne. Anne. Anne."
"Holly Dolly'i seyretmek istiyorum."
"Bir dondurma istiyorum."
"Dışarı çıkmak istiyorum."
"Kendim yapacağım."
"Çişim var."
Bunların hepsi mi? 5 saniye içinde söyledikleri.
Ve bana komik gelen şu ki, biz, anne babalar her zaman ilk çocuğumuzu daha ilk ba ba, ga ga dedikleri günden itibaren konuşmaya itiyoruz. ''Anne'''yi, ''baba'''yı duymak istiyoruz çünkü ilk kelimeleri çok tatlı. Anneanne, babaanne, dedeler, arkadaşlar, yabancılar duysun istiyoruz.
Sonra konuşmayı itmeye devam ediyoruz. Biliyorum, gelişimleri için iyi. Fakat gerçekten konuşmaya başladıklarında da sussunlar istiyoruz. Bazen. Kafamız kaldırmıyor. Kendimin olana kadar küçük çocukların ne kadar konuştuğunu hiç ama hiç farketmemişim.




















