
Çok yoğun günler geçiriyoruz ailecek. Hayatımıza bir sürpriz girdi bu hafta ve hepimizi çok şaşırttı. Bu heyecanı üzerimizden atarken günler de nasıl geçiyor anlamadık. Ela ile ilgilenemediğim çok yoğun çalıştığım 2 haftanın acısını şimdi çıkarıyorum. Çok özlemişim onunla vakit geçirmeyi. Geçen hafta artık arıza çıkarmaya başlamıştı ki dört gündür dolu dolu ilgi ve aktivite ile gerçekten düzeldi. Anladım ki bana yapıyormuş..
Ela'ya babası kutudan robot elbisesi yaptı. Kollarını çıkardı salına salına gezdi. Güldü, eğlendi. Bu eski kutu da bir anlam buldu. Hafta sonu Ela'yı Binbir Çiçek Okulu'nun deneme dersine götürdüm. Açıkçası çok şaşırdım diyebilirim. Kreş olarak güzel bir ortam yaratmışlar. Hiç oyuncak yok nerdeyse herşey hayal güçlerini kullanabilecekleri şekilde tasarlanmış Montessori malzemeleri kullanıyorlar. Lavabolar çocukların boyunda. Ders de çok hoş hazırlanmış bence. Ela henüz anlayamadı ama çocuklar hayal güçlerini kullanarak robot oldular, balon oldular. Yani konsept çok güzel. Ela anlayabilecek yaşa gelmemiş o da ayrı. Buraya kadar herşey çok güzel ama dersi veren bayan ve sahibi bayan beni hayal kırıklığına uğrattı. İkisi de yakında regl olucaklarmış gibi davranıyorlardı bize de çocuklara da. Sahibi ile ilgili düşündüklerimi burda söylemek istemiyorum ama dersi veren bayan hakkında birşeyler söylemek istiyorum..
Öncelikle bu bayan ders verdiği kişilerin 1.5 -3 yaş arası mini mini çocuklar olduğunun farkında değil sanırım. Yapmayan ortalıkda gezen çocuklara garip garip bakmalar, kaldırıp düzeltmeler, biz de öğrenciymişiz gibi garip bakışlar, offlamalar, sanki birazdan tek ayak üstünde durun diyecek. Başta söylediği sözleri söylemeyeceğim ama ders sırasında da beni çileden çıkardı. "Kapıyı kapatın" diye hafif sesini sertleştirme, birkaç kere başını yana eğerek "siz katılın bırakın o nasıl yaparsa yapsın" demeler (burda o Ela oluyor sanki benim için gelindi, ayrıca sanane istediğim gibi ilgilenirim sen işine bak), tekrar söylüyorum bu bayan 1.5- 3 yaş arası çocuklara hem de deneme dersi verdiğinin hiç farkında değil.. En son Ela lavaboya doğru gittiğinde ve çoraplı olduğu için oralara bastığında çorabı ıslanıcak diye arkasından koştuğumda bana "çok müdahale ediyorsunuz" dedi. Ben de "eğer kızıma yedek çorap vericekseniz müdahale etmeyim" dedim. Benim kızım çok hareketli bir çocuk, henüz 1.5 yaşında, neden beraber gidiyoruz oraya çünkü henüz tek başına böyle şeyler yapmaya hazır değil. Ne zaman hangi perdeye asılır, nereye tırmanmaya çalışır ben bilmiyorum. Neyse bu bayanın sadece o güne özel bu kadar ters ve asabi olduğunu düşünmek istiyorum. Yoksa kibarlıkdan nasibini almamış bu davranışlarla bu kreş kötü bir seçim yapmış. ÜStelik dediğim gibi kreşin kendi ambiansını da çok beğenmiştim.
Neyse uzatmayım Pazar günü de bizim bebeleri Pembe Kurbağa tiyatrosuna götürdük. Ela başta kukla kuşdan çok korktu. Sonra tüm tiyatroyu bana sarılarak seyretti.

Ela'ya sonunda kendi boyuna uygun bir oto koltuğu aldık. Alttaki doğduğundan beri kullandığı emektar koltuğunu da Ela, kurbağasına verdi. Ne kadar cömert kızım var benim. Kurbağası ile ayakkabılarını da koltuğunu da paylaşıyor.

Geçen hafta sevgili babamın 60. yaşını kutladık. Umarım daha uzun yıllar beraber oluruz babacım.

Ela son günlerde dansa taktı. Sürekli kurbağa müzikleri ile dansediyor. Bir de artık bana masal anlattırıyor. Ve uydurdugum masalda olan olayları benim üzerimde deniyor. O yüzden çok dikkatli olmalıyım. Mesela Eşek demişki kediye "Haydi atla sırtıma da gidelim". Burda eşşek ben oluyorum hemen ve Ela sırtıma atlıyor.. Kendime zarar gelmesini istemiyorsam usturuplu atmalıyım.
3 kelimeli cümlelere başladı Ela.. "Ayı, gel otur" diyor mesela. Bir ay içinde fişek hızıyla konuşması gelişti. Ve konuşmaya derdini anlatabilmeye başladığından beri daha az huysuzluk yapıyor. Çünkü sorularıma cevap verebiliyor. Bu günler böyle geçiyor. Kısa kısa derken manyak gibi yazmışım. Vur deyince öldürüyorum son zamanlarda.