23 Aralık 2011 Cuma
Hazine Şişesi
16 Aralık 2011 Cuma
Son Son Bunlar
Ben: ya bugun sana süper bir iyilik yaptım insan bir öper.
Coca:insan bi öper diyosun da insan portakal isteyen insana portakal getirebilir. greyfurt degil. daha meyveleri tanımıyorsun. Kimbilir cocuklara yedirdigini soyledigin seyler aslında ne
Ben: Şimdi sana bir şarkı söyliycem. Gezgin devenin bir hörgücü var. Gezgin devenin bir hörgücü var. Gezgin devenin bir hörgücü var.
Ela: Anne o şarkı şöyle bak. Gezgin dedenin onbeş gücü var. Gezgin dedenin onbeş gücü var. Güç demek para demek. Dede o parayla taam 14 kilot alabilir.
Ela: Anne ben Kutluhan'la evlencem.
Ela: Tamam buldum. O zaman babamla evlenicem.
Ben: Peki tatlım sen bilirsin.
Ela: Ya da belki senle evlenirim.
Ben: Nasıl istersen canım.
Ela: Ama doktorun kalbimi pıt diye açmasını istemiyorum.
Ben: O ne demek kızım?
Ela: Hani bebek doğucağı zaman doktor açıyor ya kalbini.
Ben: Hayır kızım kimse kalbini açmıyo. Bebek doğacağı zaman karnının altında bir fermuar oluşuyor. Orayı açıp alıyorlar. Sonra fermuar kapanıyor.
Ela: Senin fermuarın duruyormu?
Ben: İzi kaldı kızım kapandı artık ben sana gösteririm.
Ela: Tamam anne
Ela: Anne ben büyüynce ışıkçı olcam.
Anne: aaa ışıkçı ne yapıyor kızım?
Ela: İşte karanlık olunca ışık getiriyor. süper dimi? Ya da sandalyeci de olabilirim.
Ela: İşte sandalyesi olmayana sandalye getiriyor anne.
Anne: Hmm tamam bak bu güzelmiş.
Ela: Ama anne, bak buldum bence en iyisi ben beşikçi olayım. Çünkü beşikçi beşik getiriyor ya.
Anne: Haaa bak en iyisi buymuş gerçekten.
İki yaş üstü çocuklara kendi kendine uyumayı öğretme
13 Aralık 2011 Salı
Renk Karışım Çalışmaları


12 Aralık 2011 Pazartesi
Cici Ece
Biraz zamanınızı alıp size kendimden bahsetmek istiyorum. Ben 15 aylık, kıvırcık saçlı kahverengi gözlü ve alnında problem yazan bir kız çocuğuyum.
Hobilerimin arasında :
* Kocaman CAT buldozerimi kırılacak mı diye görmek için salonun öbür tarafına fırlatmak.
* Benden nefret eden ve her an beni yiyebilicek olan köpeği takip etmek.
* 118 yaşındaki ve bir süveter gibe olmuş kedinin tepesinde yatmak.
* Annenin bilgisayar ekranına sadece yapışan ve silmesi zor yiyecekler fırlatmak.
* Annemin gerçekten uyumama ihtiyacı olduğunda uyumamak.
* Annemin yapmamama ihtiyacı olduğunda bezime kaka yapmak.
* Çantalar, her türlü telefon
* Balkabakları
* Üstünde mutlaka dinozor, tavşan veya hello kitty olan tshirtler seçmek.
* Taburenin üstünde zıplamak ve annenin ödünü koparmak.
Sevmediklerim:
* Ayakkabılarımı çıkarmak
* Kötü moda duyusu olanlar ve krill saçlar
* Herhangi bir bej gıda,
* Dİşlerimi fırçalamak
* Güzel bir kitaba bakmadan bezimin değiştirilmesi
* Şapkalar
* Çorap giymek
* Atlet giymek
Umarım bir gun bir motorsiklet, bir damperli kamyon ve bir sıcak çikolata makinasına sahip olurum. Kendimi kibar, iyi huylu, komik şeklinde tariff edebilirim. Beni tanımak isterseniz annemin yanında bulabilirsiniz. Beklerim efendim.
11 Aralık 2011 Pazar
Kendi Kendime
Bugün kafam karışık hissediyorum. Sanırım bu ayın, biz kadınların en sevdiği zamanı. Hani birilerinin normal hücreleri alıp yerine psikotik, yetersiz dikkat ve papağan koyduğu dönem yani. Bir de papağan olarak da çikolata seven bir papağan olacak. Bilmiyorum ki başka ne olabilir, yanımda güzel bir sütlü kahve de var. Yeni ayakkabılarım yok ondan mı ki. Çikolata da yasak belki ondandır. Ayrılık kaygısı yaşıyor olabilirim. Saçlarım temiz. Normalde bu şeylerin kombinesi beni çok keyifli yapardı. Ama bugün değil. Bugün surat asıyorum. Bakın:
Küçük şeyler beni en çok sinir ediyor. Mesela bugün. Elbette!
1) ''Kahraman'' kelimesini yanlış kullananlar mesela. Örneğin;
“Şili madencileri kahramandır!”
“11 Eylül'de ölenler kahramandır.”
YANLIŞ. Bütün bu insanlar kötü şartlar veya kötü insanların kurbanlarıdır. Onlar kaderin trajik sonuçlarıdır. Onlar yanlış zamanda yanlış yerdeydiler ve başlarına kötü birşey geldi. Kahraman mı? Hayır. Kahramanlar o madendeki insanları aşağı inip kurtarmaya çalışan insanlardır. Dünya Ticaret Merkezinde aylarca küller ve asbest ve kırık plastik parçaları arasında çökmek üzere olan kalıntılarda kendi tehlikelerinin farkında olarak küçük insan parçacıkları arayanlardır. Başınıza kötü birşey geldi diye kahraman olmazsınız.
2) Bir de yüklüce para ödemediği sürece havayollarının tek gidiş bilet satmamaya çalışmalarına gıcık oluyorum. Neden? Şunu doğru anlayalım. Yolun yarısını gitmek istiyorum ve benzinin yarısını kullanıcama ama sen benden iki kere yapmak istemekden daha fazla para istiyorsun? Hadi ordan. Soyguncular sizi.
Gördünüz mü? Hiç kendim değilim. Ya da belki kendimim. Siz karar verin.
Sizi bugünlerde ne sinirlendiriyor. Teyzenize diyiverin.
Ay Kapıyı Tuttu.
Son zamanlarda koca maymuncuk yapma ile ilgili videolar izliyordu. Hırsızlığa soyunmakdan değil tabii, herşeyi yapmaya olan merakından. Ama tabii aslında adama malum olmuşmuş.
Bu akşam eve geldik nezih bir gezmeden. Bebelerin ikisi de arabanın arkasında uyumuş, keyfimize diyecek yok atıcaz yataklarına. Kaptık birer tane yukarı kadar çıktık. Sadece birbirimizin burnunu görüyoruz o derece çocukla kaplıyız. Kapıda koca dedi ki ''yaw anahtar değilmiş o, bozuk paraymış''. Ben dedim ''hay ben çantamı almadım dedim ya, sen herşeyi alcaktın. Harbi mi yok anahtar.'' Kaldıkmı kucağımızda iki bebe kapıda. O sırada Ela uyandı.
Biz konuşuyoruz, napıcaz bu saatte. Çocukların yedek birşeyleri pek yok yanımızda. Bu arada Ela ''giremiycek miyiz?'' diye sormaya başladı. Bi yandan ona cevap veriyoruz. Başladı ağlamaya. O sırada Ece de uyandı. Tabi kuş gibi bakınmaya ve kendini ittirmeye ve balık gibi kıvrılmaya başladı. Yaa bi dur derken. ''Hadi arabaya binelim birine gideriz'' dedik. O sırada Ela ''evsiz mi kaldık? Ben ipodla yatcaktııım. Ipodsuz yatmaaaam. Dışarda mı yatcaaz?üşüürrüüüz'' demeye başladı. Ece de durmuyo. Arabaya kadar geldik. iki kişi çocukları toplayıp tekrar araba koltuklarına sabitlememiz 10 dk'mızı aldı. Kocam dedi, ''benim tuvaletim var. Siz bekleyin ben sitenin tuvaletine gideyim.'' O gitti. Bir süre sonra 4 tane adamla geri geldi. Yukarı çıktılar.
O sırada Ela sürekli, ''anne evimiz olmıycak mı? Yatağım olmıycak mı? Elbisemi kayıp mı ettiiiik?. Napıccaaz evsiz'' diyor. Ben de diyorum ''Arabada yaşarız artık.'' (Çok kötüyüm gerçekten.) Daha da artırıyo.. Ece ise mütemadiyen bağırıyo.
Ela tam iyice dozu artırdı. Koca telefon etti. 4 kişiye önce maymuncuk dersi vermiş. Bildiğin seminer yani. Sonra bu dört insan hepberaber birsey yapmışlar ve kapıyı açamamıslar:)
Bu arada Ela artık iyice psikoz oldu, acıların çocuğu. ''Evimiziii kaybettiiik, ipodumu kaybettiiim. Anne yarın para çekelim, yeni ev alalıım.'' ''Paramız yetmez'' diyorum. İyice kopuyo.
Neyse sonunda sitenin elektrikçisini çağırmışlar. O da 2 dk'da kapıyı açmıs:)
















