7 Aralık 2011 Çarşamba

Utanç Konisi

''Up'' filmiyle aşina olanlar ordaki Dug ismindeki köpeği bilir. O köpek şu huni gibi kendini kaşımasını engelleyen zımbırtıyı giymişti. O alete huni diyelim. Köpekleri bu aletleri giyerken gördüğümde hep kötü hissederim, ama aynı zamanda biliyorumki bu zımbırtı köpeğin kendisini kaşımasını engellediği için yararlı bir aletdir. 14 aylık kızım için bu aletlerden bir tane ihtiyacım var.

Ece yürümeye başladığında evi dolaşıp tekrar bebeğin güvenliği için herşeyi kontrol ettik, fakat benden son doğan bir tanecik tatlı kızım hala tehlike yaratmayı başarabiliyor hiç tahmin etmediğim yerlerde. İlk başda tabii ki ağzına alabildiği herşeyi yiyor ve çok başarılı. İşte ağzında yakaladıklarımız : bilye, çim, halı tüyleri, taş, para, Ela'nın tokası, Ela'nın bileziği, kuştüyü, boya kalemi, zar, tavla taşı, her türlü yiyecek kırıntısı ve yerde dikkatsizce yatan hemen herşey. Elektrikli süpürgemiz Ece mobil hale geldiğinden beri hergün çalışır oldu ve yemin ederim bu alletten benim nefret ettiğimden daha çok nefret ediyor.

Eğer bebek kızımın önde gelen bir düşmanı varsa, o Dyson'dır. Bir keresinde, kızların yemekte yaptığı katastrofik dağınıklıkdan sonra, sandalyelerini çekip gırgırla vakit kaybetmektense Dyson'u dayadık ve kızım sesini duyduktan sonra feryat figan ağamaya başladı. Küçük parmakları ile bana yetişmeye çalıştı. Ve ellerini yukarı kaldırıp bana resmen yakardı. Nerdeyse ''Lütfen Tanrım, lütfen annemi durdur! Daha yerdeki kırıntıları yiyecek şansım bile olmadı'' dediğine eminim.

Tabii ki, koltuğun altından hatta yastığın altından kırıntı yemek kötüdür, ama kızımın balkondan veya dış kapıdan yerden birşeyler alıp yemesi kadar kötü değildir. Kapının dışındaki paspasdan çim, kir veya taş ayıklarken sanki hazine bulmuş gibi görünüyor. Aslında evin içinde bunları yemek konusunda çok seçici davranıyor. Ve dışardayken de kızım daha çok çiçekleri yemek ve kumları ağzına götürmekle meşgul oluyor.

Kızım şimdi diyetini biraz genişleterek ona daha önce sunduğum ve nefret ettiği parmak yiyeceklerden yemeye başladı. Ona daha önce krep verdiğimizde reddetmişti ve onun yerine toprak yemişti. Bu ne şimdi?

Aslında Pica diye bir bozukluk var hani insanlar kil, toprak ve tebeşir yerler ya. Her yaşdan insanda ve hamile kadınlarda görülür, fakat uygunsuz olacak kadar ileri bir yaşda değilse ''Pica'' denilmez bu rahatsızlığa. Her neyse kafasına o utanç konisini geçirirsek kızım yerde bulmaya çalıştığı o pislikleri alıp yiyemez belki. Bu yaşlar zor kardeşim.

4 Aralık 2011 Pazar

Pipet Kolyesi



Geçtiğimiz günlerde Ela ve bir arkadaşı yine kes yapıştır, tak takıştır işlemine girişti. Kağıtlara birşeyler yapıştırırken bir de ellerine verdiğimiz ip ve pipetlerle kolye de yaptılar. Pipetleri küçük küçük kesip iplere dizmeleri için eline verirseniz sizin çocuklarınız da kolye yapabilir. İçine düğme gibi farklı malzemeler de ekleyebilirsiniz. Sevimli bir aktivite. Hem de en küçükler bile deneyebilir.









Geçtiğimiz haftalarda sorduğum bu nedir sorusuna Füsun doğru cevap verdi. Kar gibi gözüken materyal bildiğiniz bebek bezinin içinden topladığım malzeme. Su döktükçe kıvamı da değişiyor. Çok yakında Füsun'a hediyesini göndereceğim. Hazırlıktayım.

2 Aralık 2011 Cuma

Jöle ve Boya



İşte bu da çocuklarla yaptığımız yeni bir icat. Tarifini veriyorum. Çocuğunuza yemesi için asla almadığınız marketlerdeki jölelerden alıyorsunuz. Çocuğunuz yeterince büyükse yani ağzına almayacağına eminseniz saç jölesi de kullanabilirsiniz. Kilitli buzdolabı poşetlerinden birinin içine bu jöleden koyuyorsunuz. Güzel bir rengi olmasına dikkat edin, bizimki yeşildi. Poşetin önce ağzını kapatıyorsunuz. Veriyorsunuz çocuğunuzun eline.





Sonra çocuğunuza boyalar veriyorsunuz. Gıda boyası olabilir, guaj olabilir, ne isterseniz çocuğunuz için yeterince güvenli olması yeterli. Ve çocuğunuz sırayla bu boyalardan poşete ekliyor ve renk değişimlerini birlikte konuşuyorsunuz. Yeşilin üstüne beyaz dökünce ne renk oluyor. Ona mavi dökünce ne renge dönüşüyor gibi. 3 yaş üstü ile çok güzel bir renk çalışması. Ela bayıldı sürekli yapmak istiyor. Daha küçükler için de güzel bir oyuncak. Ece de parmakladı baya.





Biz bu oyunu çok sevdik, sürekli yapıyoruz.



Sonlara doğru Ela poşete süt ve ketçap da eklemek istedi. Kendi deneylerini kendisi yaptı. Size de iyi eğlenceler.







30 Kasım 2011 Çarşamba

Bir Kurgu

1990'ların başlarında 12-13 yaşlarında moda meraklısı 2 ergen konuşmaktadır.

Çocuk 1: Büyüdüğümde Cindy Crawford gibi olmak istiyorum.
Çocuk 2 : Pöh, şişman şansı olur.
Ç1: Waaaa Waaaaa
Ç2: O kadar da çirkin değilsin. Bazen sevimli oluyorsun.
Ç1: Waaa Waaa
Ç2: ŞŞŞŞŞ.. Yoksa annen sana vurduğumu falan düşünecek.
Ç1: Waaaaaaa
Ç2: Dinle, Seni nasıl Cindy Crawford'a benzeteceğimizi buldum.
Ç1: Şu buklelerin varya onlar yüzünden Tina Turner'a benziyorsun.
.....
Ç1: Onlardan kurtulmam gerekicek çünkü Cindy'nin hiç buklesi yok.
...........
Ç1: Ve bunun içine şu makasa, bir de şuna ihtiyacım var.
................
Ç1: Tamam, şimdi düz dur olur mu?
Ç2: Tamam.
10 dk sonra.
Ç2: Hala Cindy gibi olmadım mı?
Ç1: Hmm söylemek zor.
3 dk sonra
Ç2: Hazır mıyım?
Ç1: Iııııııı
Ç2: Ne oldu?
Ç1: Sinead O'connor'u sever misin?
Ç2: O kim ya?
Ç1: Süper bir kadın ya. Aynı anda hem şarkı söyleyebiliyor, hem de ağlayabiliyor.
Ç2: Bir süpermodel mi?
Ç1: Hmm, şimdi gitmem lazım senle görüşürüz sonra.

29 Kasım 2011 Salı

Eko Proje



Size Ela ile yaptığımız son projemizi tanıtmak istiyorum. Eko Proje. Bir güneşli gün Ela ile attık kendimizi dışarı. Bir sürü malzeme topladık. Aslında Ela topladı. Elindeki poşete taş, yaprak, dal, ıvır, zıvır, bir sürü şey topladı. Bir de kasa buldu dışarda.





Eve gelince önce kasayı masa yaptık kendimize. Sonra Ela başladı malzemeleri istediği şekilde kağıtlara yapıştırmaya. Tamamen kendisi. Kendi yaratıcılığı ile çok güzel 3 eser çıkardı. Bazen benden bir araba resmi veya bir fotoğraf kesmemi istedi yapıştırmak için ama gerisini kendi yaptı.







İşte çocuklar için hem yaratıcılığı tetikleyen, hem çok ucuz hem de eğlenceli bir oyun. Doğa ve evdeki kullanmadıklarımız veya kullandıklarımızdan az kalanlar her zaman değerlendirilebilecek oyun malzemeleri olabiliyor. Gerisi size kalmış.















25 Kasım 2011 Cuma

Dön Pas Balığı Sergisi

Evdeki küçük stickerlarla eğlenmenin bir yolu. Küçük çocuklarınız için sergi açabilirsiniz. Biz açtık. Adı da ''Dön Pas Balığı Sergisi''. İsmini Ela kız koydu. Sanat eserleri de çoğunlukla kendisine ait. Bir kaç tanesi Ece bebek ile ortaklaşa çalışma. Yazdılar, çizdiler. Biz de geldik, gezdik. Nasıl beğendiniz mi? Lütfen kopya çekmeyin. Eserlerimiz orjinaldir. Telif hakkı vermeniz gerekebilir.















Bu da eğlenceli bir sinema akşamında çocuklarınıza patlamış mısır sunmanın eğlenceli bir yolu. Bizimkiler çok eğlendiler açıkçası. Dibine kadar da yediler:) Aktivitelerimiz devam edecek. Katılmak isterseniz bize yazın.






22 Kasım 2011 Salı

Kar Yağmış mıydı?



Eve kar alıp oynadığımız var, hem de çok. Ama bu elimizdeki malzeme kar değil. Çok benziyor değil mi? İpucu veriyorum. Aynı kar renginde. Aynı kar gibi yoğunlukta olabiliyor. Aynı kar gibi su döktükçe kıvamı değişiyor. Ama soğuk değil.



Ela bayıldı bu malzemeye. Oynadı da oynadı. Yine içine bir sürü malzeme katarak renginin de değişmesine baktık. Ela çok seviyor bu bir sürü saçma malzeme katarak renk değiştirme oyununu. Uzun bir süre oyaladı da onu.



Şimdi bana bu malzemeyi bilecek ilk kişiye bir hediyem olacak. 4 seçenekten birini seçecek kendisi. Hadi bakalım tahminleri alalım. Bu arada bu malzemenin ne olduğunu söylediğim o iki arkadaşım katılamazlar tabi ki.